Arama
Favorilerine Ekleyenler
Favorilere Eklemek için Giriş yapmanız gerekiyor.Son Yazıları
1 - İKİ EL BİR BAŞ İÇİN2 - ALLAH SEVGİSİ
3 - BAYRAM GELMİŞ DEDİLER
4 - BU GÜN BAYRAM VE SEN Ç...
5 - KENDİME MEKTUP-1-
6 - BEKLERİM ELBET GÖNÜL H...
7 - SANA SÖYLÜYORUM SEFİL ...
8 - AMAN İNCİNMESİN YÜREĞİN
9 - CEHENNEM ODU...
10 - HANİ
Şiirler » ALLAH SEVGİSİ
İksirli düşler biriktirdim önceki hayatımda
Ama içmedim hiç birini sadece biçtim yüreği
Ezilen çimen misali
Acımadan ezdim sadece kendimi
Düşlerimin muhatabı aşk idi öncemde
Aşkların efkârı sarmamışken yüreğimi
Aşkın imkânsızlık olduğunu söylememişti hem kimse bana
İki yakası bir araya gelmeyen aşkların başmisafiri
Edimlerimde saklıydı mutluluk
Bilemediğim mutluluğun kıymetini
Ellerim dolu idi bir zamanlar
Bilemedim bilinmezin kıymetini
Gerçi…
Prangalarım vardı eşlik eden
Hem de kırılmaz demirden
Ki
Kalbim kırılmışken binlerce kere
Ne fark ederdi demirlerin imkânsızlığa lehimi?
Meczup idi Tanrı
Mağdur belki de
Çocuk aklı işte:
Kuytularda saklandığını sanırdım Tanrının
Oysaki ayan beyan meydanda hatta ve hatta içimde
Bir elimde iken annemin nemi
Diğer elim de boş kalmadığı kadar
Nasıl da doluydu içim büyüyen Allah sevgisi ile:
Zaten sadece budur, değişmeyen hayatımda ve öncemde
Rabbin varlığı
Beni yakalarken tam da düşecekken ölüme
Defalarca ayağa kaldıran
Hizaya getiren ve de
Hele ki:
Meczup insanları fark eden
Kötülüğünü mesken ve makam edinen
Laneti ise sevgime inat üstüne geçiren
Dillerini b/ağlayan yine Mevla
İlkem ve ilkim ve sonumda saklı olsa da olası veda
O eda ki:
Rabbin kudreti
Benim anlık vedalarımı dahi
Görmezden gelen İlahi Aşkın her huzmesi
Sadık kaldığım sadece İlahi Ateşe öyle ki:
Tek kıvılcıma tekabül eden sefil benliğim ve her bir zerrem
Sonsuzluğu yakalamakla iştigal
Arayışımın sonlanmadığı ruhumu sızlatan o hilal
Öncemdeki kovuk
Ruhumdaki oyuk
Biliyorum ki artık:
Ben, eski ben değilim.
Yediğim o koruk üzüm dahi yakmazken dilimi
Acımın getirdiği tekbiri
Dile getirmek mümkün değil elbet ki
Rengim hep pembe
Bazen kararan iç dünyam ve bir koşu kucakladığım Huda’m
Nasıl ki sonsuzluğa zimmetli bir çiçeği
Ah, yüce Rabbim Sen ki:
Dalımdan asla ayrı düşmeme razı gelmediğin
Varsa yoksa hikmetin ta kendisi
Düşlerim yok artık.
Düştüğüm kara delik
Ve onca isyankâr münafık
Düşmüşken peşime
Ne ayrık otuyum ne batıl bir atık
İnsan kalmaya çaba gösteren bir varlık altı üstü
Gel gör ki:
Her aş erdiğimde mutluluğa
Kursağımdan geçirmedikleri o helal lokma
Elbet hakkım elbet Hakkın razı geldiği
Mutlak sevinçler kasidesi
Eş değerde bunca hüznü kıymete bindiren
Varsa yoksa kara gölgelerin himayesinde kalmamak adına
Ölümü bile yeğleyen
Eğlence mahiyetinde
Savurdukları o şehvetli nida ve haris ruhlarına da
Asla okumayacağım El-Fatiha
Bir mermerden mezar taşı ki başımı dayadığım
Tutmaya doyamadığım bir garibin yası
Anneye tekabül eden her gün her hece
Ne hicvi yeter anlatmaya
Ne de yitik hurafelerin sol kanadında
Saklı o vaveyla
Elbet duyana hürmet
Duymayana nispet
Edercesine
Baş koyduğum emek ve helal dolu yolda
Başımı da eğmediğim kadar zalim kullara
Ve ruhuna El-Fatiha
Tüm gidenlerin
Giderken yarımı da götürenlerin…
Gülüm Çamlısoy