<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?>
<rss version='2.0'>
<channel>
<title>Şiirler &amp;raquo; Siirsu.Org Edebiyat ve Kültür Sanat Platformu</title>
<link>https://www.siirsu.org</link>
<description>Sizin Şiirleriniz.</description>
<generator>Seditio</generator>
<pubDate>Mon, 18 May 2026 08:18:43 +0300</pubDate>
<item>
<title>KADIN</title>
<description><![CDATA[KADIN Gönüllerde ece, başlarda taçtır,Sevgidir, dostluktur, barıştır kadın,Şefkatli eliyle her dem ilaçtır.Sevgidir, dostluktur, barıştır kadın,Cennetle anılır mukaddes adın… Analı çocuğun gül benzi solmaz,Mutfağa, kilere bereket dolmaz,Evin direğidir, annesiz olmaz,Sevgidir, dostluktur, barıştır kadın,Cennetle anılır mukaddes adın… Mustafa Kemal’i doğuran odur,Evladı bal ile yoğuran odur,Yılanın zehrini soğuran odur,Sevgidir, dostluktur, barıştır kadın,Cennetle anılır mukaddes adın… Yurduna aydınlık bilgelik yaydı,Kurtuluş Harbinde Kara Fatma’ydı,Barış zamanında ayçaydı, aydı,Sevgidir, dostluktur, barıştır kadın,Cennetle anılır mukaddes adın… Harika’dır güller açar güldükçe,Dışarıda kartal, evinde serçe,Sınırı aşanın nasibi pençe,Sevgidir, dostluktur, barıştır kadın,Cennetle anılır mukaddes adın… HARİKA UFUKADANA06.03.2017SAAT: 18.00]]></description>
<pubDate>Sun, 08 Mar 2026 13:52:19 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/kadin/9471]]></link>
</item>
<item>
<title>YAŞADIĞIMIZ DEPREM VE SONRASI</title>
<description><![CDATA[&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; YAŞADIĞIMIZ DEPREM SONRASI

 

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Bugün ilk kez bilgisayarımın başına geçebildim. Ne yerdeydim, ne de gökte… 5 Şubatı 6 Şubata bağlayan gece rutin olarak kullandığım göz, astım, tansiyon ve şeker hastalığı ilaçlarımı alarak geç saatte sıcacık yatağımda huzur içinde uyudum. Böyle kara bir güne gebe olan geceyi diğer gecelerden farklı görmedim. Gece 02’de uyandım. Tekrar uykuya daldım. Sabaha karşı dört civarında kötü bir rüya gördüm. Rahmetli annem “Kızım, kötü bir rüya görürseniz suyu açın, elinizi yüzünüzü yıkarken rüyanızı suya anlatın. Kâbus su gibi aksın.” derdi. Ben de bu niyetle banyoya yöneldim.

 

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Tam banyo kapısında depreme yakalandım. Kızıma seslendim.” Sena, kızım kalk deprem oluyor.” dedim. Kızım uykusundan sıyrılmış ama şaşkınlıktan sıyrılamamıştı. “Orada kal, depremde yürümek sıkıntılı…” dedim. Panik içindeydim. Bir an önce bu kâbus bitsin istiyordum. Bildiğim bütün duaları, sureleri özellikle Ayet ’el Kürsü’yü okudum. Dualar bitti, deprem bitmedi. 1,5 dakikaymış ama bana asır kadar uzun geldi. Arkasından tekrar sallandık sanki aynı şiddetteydi bu da… 2,5 dakika aralıksız sallandık. Etraftan çatır çutur sesleri geliyordu. Dışarıda da gök gürültüsü eşliğinde deli bir yağmur… Korku filmi gibiydi.

 

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Evli kızım telefonla aradı. ”Anne çabuk bize gelin.” dedi. Kızımın evi şehir dışında bahçeli müstakil bir evdir. Küçük bir valize birkaç parça eşya ve özellikle ilaçlarımı koydum. Ayağıma çorap bile giymeden ihtiyaç sahiplerine vermek üzere ayırdığım botlardan birini giymişim. Farkında değildim. Ancak İki gün sonra kızıma “Ayakkabım yok muydu benim?” diye sorduğumda öğrendim yabancının sandığım botun benim olduğunu. Trafik çok yoğundu. Silecekleri sürekli çalıştırsak da o yağmurda önümüzü görmek bile çok zordu. Pek çok yol trafiğe kapatılmıştı sanki! E 5’e çıkalım dedik. İller Bankası kavşağından sağa döndük. Yine trafik ilerlemiyordu. Önümüzde dev bir araç vardı. İlerisini göremiyorduk. Bir de baktık ki benzin kuyruğuymuş. Artık 200 liralık benzin aldık. Kartla alanlar için de apayrı bir kuyruk vardı. “Su bitmiş ne alayım?” diye seslenenlere “Ne varsa onu al, gazoz al.” diyorlardı. Bir de tuvalet kuyruğu onu hiç anlatmayayım. “Çabuk çıkın!” tembihleriyle kıvrananlar… Normalde yarım saat dahi sürmeyecek olan yolculuğumuz 3 saatte tamamlandı. “Bana bir çorap!” sözüydü ilk sözüm.

 

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Baktım evin içi kadın- erkek, çoluk çocuk, yaşlı- genç dolu. Kim kimdir bilmiyordum. Kızım evini açmış depremzedelere… Biz gelene kadar evi nereyse dolmuştu. Her aile bir odaya yerleşmişti. Çoğunun üstünde bizimkilerin giysileri vardı. Herkes şoktaydı. Bu kez yakınlarını merak ediyorlardı. Ben şaşkınlık içinde akşam aldığım ilaçları almadığımı sanıp yeniden aldım. Panik bir yandan şeker ve tansiyonun etkileri diğer yandan bir tuhaf olmuştum. Kendimi toplamam birkaç günümü aldı. Oysa rahmetli annem “Bu kız ne kadar soğukkanlı. Dünya yansa içinde tek çöpüm yok der gibi serinkanlı.” derdi. Ben paniğin zarar vereceğine ve aklıselim düşünmenin gerekliliğine inanan biriydim. Fakat bu depremle birlikte soğukkanlılığım da yıkılmıştı. O kadar panik olmuştum ki anlatamam. Hatta nasıl olduğumuzu soran bir doktor arkadaşıma “İyiyiz ama tekrar deprem olmaz değil mi?” diye düşüncemi, temennimi ille de teyit ettirme çabasındaydım.

 

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Her gün kızımın evine yeni aileler eklenerek büyürken acı haberler de gelmeye başlamıştı. İlk depremde Adana’da ilk yıkılan teyzemlerin Süleyman Demirel Bulvarındaki Sami Bey Apartmanıymış. Teyzem Nermin Çıkla ve oğlu Tugay Çıkla’nın cenazelerine ulaşılmış. Teyzemin kızı Gülay Çıkla’ya ulaşılamamış. Günlerden sonra onun da cansız bedenine ulaştılar. Cenazeler farklı hastanelerin morglarına kaldırılmış. Onlara ulaşmak da zaman aldı. Teyzemin büyük kızı Tülay da iki evladıyla Pasta Bahçe’sine sığınmış. Teyzemlerden birkaç blok ötedeki onun evi de depremden hasar görmüş. Apartmana da girmek yasaklanmış. Günlerce uykusuz kalarak sandalye üzerinde geçen zamanlar… Bunları anlatmak çok zor!

 

&nbsp;&nbsp; Diğer yandan kendi sıkıntılarımızı öteleyerek Osmaniye, Kahramanmaraş, Hatay ve Gaziantep başta olmak üzere diğer yerlerde yaşayan akrabalarımızdan arkadaşlarımızdan gelen haberlerle üzüntü ve sevinç arasında tuhaf duygular yaşadık ki bunu hiç kimse ifade edemez. Cenazeyi bulduğuna sevinmek mesela göçükten canlı çıkanlar için bayram ederken kurtulamayanlar için ağlamak, göçük altından çıkarılmamışlar için umutlanmak mesela “Filanca yerde kaç gün sonra enkazdan sapasağlam çıkmışlar.” sözüne inanmak istemek… Osmaniye’de yaşayan Selahattin Ölmez adlı şair yazar arkadaşımız depremden bir hafta önce eşini kaybetmişti. Depremde ise evinin enkazından kurtulamamış. Kendi evi kendinin mezarı olmuş. Nur içinde yatsın o ve tanıdık tanımadık her mevta… Hatay’da yaşayan Sevil Mısırlıoğlu arkadaşımız için de önce göçük altında kalıp ölmüş dediler. Onun yasını tutarken ölmediğini depremden kurtulduğunu öğrendik ve çok sevindik. 20 günlük bebeğin enkazdan sağ çıkması ve minicik parmaklarına dolanmış annesinin kara saçları… Duygudan duyguya hızla geçiş, kısaca tam bir duygu karmaşası.

 

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Adana Kabasakal Mezarlığına gitmemiz orada göçük altında kalanların aileleriyle konuşurken kendi acımızı birkaç dakikalığına rafa kaldırıp onlarla ağlamamız. Morg önündeki ağır kokuyu ömrümce unutamayacağım. Üç canımızı taşıyan üç cenaze arabasını görünce kalbimin yerinden çıkacak gibi olması… Bu vakte kadar farklı zamanlarda annem ve babam da dâhil olmak üzere çok yakınımı kaybettim ama birer birer… Hiç üç yakınımı aynı anda kaybetmemiştim. Çok üzgünüm.

 

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Öyle büyük bir milletiz ki kabanını deprem bölgesine yollarken cebine çikolata koyan minikler, en sevdiği oyuncağını yollayanlar, giysilerini gönderenler, iki battaniyesinden birini gönderenler var. Biz de depremzede olduğumuz halde Hatay’a koliler göndermemiz, kızımın kocasına ait yeni paltoyu koliye koyarken “Bu palto çok kalın, onlara daha gerekli.” demesi beni gururlandırdı. Bu arada sekiz yaşındaki ikiz torunlarım da “Biz evdeyiz, onlar dışarıda üşüyorlar.” diyerek montlarını yolladılar. Aynı apartmanda oturduğumuz, deprem sonrası evlerimizi terk ettiğimiz ablamın biri harita mühendisi diğeri Türkçe öğretmeni olan iki oğlu da enkaz kurtarma çalışmalarında gönüllü olarak yardımcı oldular. “Bugün enkazdan hiç canlı çıkaramadık!” diyerek üzgün döndüler çoğu gün.

 

&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Milletimizin başı sağ olsun. Bu zor günler de geçecek elbette… Bir atasözümüz vardır: “Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı unutmaz.” Biz de acılı günümüzde yanımızda olanları ve yaşadığımız derin acıyı unutmayacağız. Cumhuriyet tarihinin en büyük depremini yaşamak da varmış kaderde… Depremin rihteri ölçüldü ama yüreğimizdeki acının derecesi ölçülemedi. Ölenlere rahmet, kalanlara sabır ve metanet diliyorum.

 

HARİKA UFUK

ADANA

13.02.2023

SAAT: 12.45

 

NOT 1: Bu yazı 16 Şubat 2023 tarihinde “Edebiyat Evi” Sitesinde “Günün Yazısı” ve“Yıldızlı Yazı” olarak seçilmiştir.]]></description>
<pubDate>Thu, 05 Feb 2026 11:50:00 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/yasadigimiz-deprem-ve-sonrasi/9470]]></link>
</item>
<item>
<title>SEVENLERİN MAHCUBİYETİDİR GİYDİĞİ ŞAİRİN O YAMALI ENTARİ...</title>
<description><![CDATA[ 

 

 

 

Kifayetsiz şairlerin küfe dolu kafiyesiz mısralarında konaklayan düş simsarları aşkın esareti değildir üstelik sevenlerin mahcubiyetidir giydiği şairin o yamalı entari…

 

 

 

Varsa yoksa cesaret bulup da kıyama duranların

Hiçliğinde saklı mazeretleri.

Ölümün küpeştesi değil ki

Ya da mecburi istikametlerden alıkonulmuş

İnsan hakları ve duyarlı sözcüklerin

İtibar yüklü tesellisi

Bir bir tecelli eden yeni günü

Yeniden ölüp doğmayı mecbur kılan

Sefil şairlerin bitimsiz hayalleri

 

Şair ki:

Ruhunda ne öfke barındırır…

Şiir ki:

Uzlaşıların methiyesi

Dirlik ve dinginliğin mucidi

Hazan ya da ilkbahar ne k gönül gözünde saklı tuttukları

Mademki lehinedir şairin

Kimse artık her kimse aleyhinde saklı mücbir yalanları

Sarf ettiği kadar

Ve işte sözcüklerin nasıl da tartışılır s/afiyeti

 

Bir önce saklıdır ki şairin kazılmamış mezarında…

Bazen aşk bazen hüzün ya da sevgi

Konuşlu olduğu duyguları

İhbar etmek belki de değildir akıl karı

Ve işte şairin en büyük sermayesi:

Aklı, beyni 

Elem olsa ne ki akabinde ve işte ruhu örülü

Ve işte tasvir gücünün muadili

Şevkin kırbacı

Aşkın hasret çeken izbelerde saklı

 

O gaipten gelen mahcubiyet yok mu hele ki!

Ömür billah sever şair

Ömrüne katık ettiğidir şiir

Şiarı umut

Siren sesinde saklı bulut

Elbet konmaksa en tepeye

Kimine göre m/eziyet kimine göre hediye

 

Duygularla hemhal iken öncesinde

Ve işte hayatın bakiyesi

Ve işte ruhların çözülmesi

Oysaki nasıl da basittir şifresi

Elbet yaşamın

Elbet güzergâhın

Elbet zılgıt yiyen rüzgârdan sormalıdır şairi

Ne kefen bezi durdurur onu

Ne de efemine tavırları insan iklimlerinin

Belki de gün yüzüne çıkmamış sırları…

Akışkan

Asla değilken de yapışkan

Ne mağduriyet ne de kayıp adalet

Heybesi dolu

Aşkın da hırkasında saklı hicretin yolu

 

Aşka açar gözünü şair

Aşkla ihya da olur şehir

Ne de olsa İstanbul’dur

Şairin ruh ikizi

Varsın kavuşmasın o ayrık iki yaka

Varsın yamalı olsun entarisi

Alın teri ve sevgi

İhtişamlı olmaz iken de serveti

Hikâyeler derler şair

Yazgısı ve yâdında saklıdır

Ne çok zamir

Ne köle ne efendi

Ne sıradan ne sıra dışı

En çok da sözcüklerin kuvözü

Sevdiği kadar doğurgandır kalemi

İhtimamla yaşar ve severken

Yazdığının da çok ötesi yürekten taşarken

Kıvancın her zerresi

Hidayetin; alacalı bulacalı değilken de cüssesi

Hamsa piştiği

Hamt edip de evreni

Ta içine ç/ektiği…

 ]]></description>
<pubDate>Wed, 28 Jan 2026 10:50:00 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/sevenlerin-mahcubiyetidir-giydigi-sairin-o-yamali-entari/9469]]></link>
</item>
<item>
<title>SEVGİLİ KENDİM...</title>
<description><![CDATA[    Bir renkti sadece bir renk, yüreğe telkin eden hislerden vukuata uzanan bir yolculuk belki de…Belki de zemherinin eseri ve esiri iken insanlık en çok da insanın içi içine sığmazken ve işte beynin verdiği o komut:Yürü sadece yürü asla da pes etme, sevgili kendim.     Mutlak bir zincir tamlaması yüreği ihya edenDeforme olmuş değil asla yürekBilakis seve seve yeniden doğan bir günce misaliVe işte semiren o sevgiSarmalında hidayetinAşkın ve vicdanın da önceliği Ne tutuktur dilim ne de tutukluyum zalimeAşktır ikbalim sevdalı bir mevsime meylettiğimHer gün her geceHamt ettiğim usulca biricik Rabbime Koğuş ağası kimi insan:Tükenen tükendiğini fark etmeyenVe de tüketenEn çok da mazlumu ve masumu ve sevgiyi ihlal edenSoluk benizli bir tufan gibi İçini kemirenO harisO şehvetliO hırs dolu d/okunuşKülliyen yalan olsa bile inandığı kadar kendi yalanlarınaMinnet ettiği kadar da her kimse menfaati içinUnutmuşken tümden geleniUyutmuşken insanı ve Mümini ve mazlum yürekleriPekişen olsaydı ya, deşilen yürekteHor görülen sevgiden değil deVarsa yoksa dünya malına tamah eden Uydusu olmadığım kadar insanlarınUyumadığım kadar da nasıl da açıkgözlerimKalp gözümde sekense zalimin hançeriOysaki ben âlim olmayı seçmiştim:Tutuşturan neler yok ki içimdeki dirlik ve aşkın ateşiniSusayan bir çöl çiçeği falan da değilimÇiçekliğime toz konduramasam da insan ırkının vicdanlıBir neferiyim Öncem ve yarınımRabbime emanet tüm varlığımAsaletin zirvesindedir de tanıklığımYummadan gözümü zalimeİnancın da seferi gölgesindeYürümekse onurla haşmetle ve vakurAlabildiğine emin kendindenUmurumda da değil kapışan zalim ve müridi Cennetin bahçesi aslında insanın içinde saklıHayatı kordan ithamlarla cehenneme çevirse ne ki zalimin biri?Ne kindar ne sıradanımNe sitem ne de isyankârımGel gör ki:Hakkımın da peşinde ruhum taziyelerini sunmuşken deYaşarken ölüp gidenlere.Mert bir askerim ben, yeri geldiğindeŞanıma eşlik eder kıvancım ve vatan aşkımİnsandan çıkıp da yola Hakka vardığım…  ]]></description>
<pubDate>Wed, 28 Jan 2026 10:48:59 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/sevgili-kendim/9468]]></link>
</item>
<item>
<title>Sözler anlamsız manalar kifayetsiz</title>
<description><![CDATA[Sözler anlamsız manalar kifayetsiz
Yalan zirve yapmış
Doğru sessiz kalmış
İsyanım var bilinçli aldatana

Hayat gelip geçer elbet
Gelen birgün göçer
Kim kazık çaktı ki dünyaya
Sen çakasın ey mal mülk benim deyip
Zayıfı ezen güçlüğü öven
Hesabı ağır olur mahşerde

Doymaz yedikçe daha ister
Sanki kendisi ile götürecek
Göçerken bu alemde öteye

Odunu olmayan cehennem
Yakar seni
Günahların seni yakan odun olur
Ders almadın mı halen
Hakikati yazan kitabı okuduktan sonra
Bilinçli kör sağırsın demek
Acaba günahların cezası bittikten sonra
Sonu cennettir dendiği için mi bu rahatlık]]></description>
<pubDate>Fri, 23 Jan 2026 22:16:16 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/sozler-anlamsiz-manalar-kifayetsiz/9465]]></link>
</item>
<item>
<title>Yok eski ben artık yorgunum</title>
<description><![CDATA[Sorma söylemem
Söylesem de eksik kalır
Anlatmak istediğim ne varsa

Gelecek meçhul ardı soru işareti
Ömür akar zaman içinde
Bekle desen beklemez
Olur umuduyla kurduğun hayyalleri
Ak düşürür saça sakala
Gösterir acımasız ca
Gerçekleri baktığın aynalar

Yorgun düşler sokağına benzer
Tükenmişlik bu halim
Tek bildiğim nefes aldığım
Ben eski bende çok uzaktayım

Uzaktan bakarım artık
Çocukluktan kurduğum hayyallere
Bitmez sanıp hoyratça harcadığım
Yazık ettim o güzel gidip gelmeyen
O zamanıma]]></description>
<pubDate>Fri, 23 Jan 2026 22:15:33 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/yok-eski-ben-artik-yorgunum/9464]]></link>
</item>
<item>
<title>Geldi geçti koca bir ömür</title>
<description><![CDATA[Geldi geçti koca bir ömür
Geride kalan gibi
Var olanı da sömür
El ile durdurulmayan&nbsp;zaman

Soldurdun açtırmadan
Gelen ilkbahar yazı
Eksiye düşürdün
Yükseltmeden artıya

Gündüz akşam derken
Geldi çattı&nbsp;gece
Şafağı beklerken
Saldın üstüme sisi dumanı

Oyaladın bugün yarın
Eksilmedi üstümde
Soğuk yağın karın
Bir baktım erkenden
Beyaza boyamışın&nbsp;siyah&nbsp;saçlarımı

Ne desem duymasın
Kula kör sağırsın
Yazılan kadere göre
Ya hızlı yada ağırsın
Biz kullar gibi]]></description>
<pubDate>Fri, 23 Jan 2026 22:14:00 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/geldi-gecti-koca-bir-omur/9463]]></link>
</item>
<item>
<title>Uzak yakın gibi göründü hep aldattı beni</title>
<description><![CDATA[Baktım yakın gibi
Bana uzak görünen
Bekledim gelir diye
Yıllar geçti aldatı beni

Yavaş yavaş alıştım
Beni oyalayan zamana
Sessiz sessiz çatıştım
Kader ile felekle

Her gecenin bir sabahı var dendi
Ya rüyada yada uzakta seslendi
Bu gerçek hayatta
Asla yanımdan bile geçmedi

Şiirin son mısrasında
Dün gibi bugünde
Hüzün Hasret özlem
Kelimeler sıkıştı arasına

Daha kaç yıl kaldı
Var olan ömürde
Aklım kalan yıllara takıldı
Onlarda kayıp yıllar gibi
Oyalayacaksa böyle beni
Demekki sadece nefes olmak için yaşamışın]]></description>
<pubDate>Fri, 23 Jan 2026 22:13:43 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/uzak-yakin-gibi-gorundu-hep-aldatti-beni/9462]]></link>
</item>
<item>
<title>Çöllerde kaybolmuş gibiydim</title>
<description><![CDATA[Yalnızlığı çağrıştırıyor çalan müzik
Gecenin geç vaktinde
Sokağın biraz ötesinde
Kulağıma geliyor sesi
Düşüncelerim çatışma halinde
Yarın ile yarınları düşünüyorum

Çıkar yollarım çıkmaz gibi
Bir yarım bulanık
Diğerinin ardında soru işareti
Karmakarışık bir hal almış
Tüm düşüncelerim

Ayım yıldızım kayıp
Rotam şaşmış pusula durmuş
Bakıyorum direksiz göğe
Adresiz yön gösteren levhası yok
Her yer birbirine benziyor
Biraz olsa dahi yol alamıyorum
Gitmek istediğim yere varayım derken
Tekrar aynı yere varıyorum
Çöllerde kaybolmuş gibiydim]]></description>
<pubDate>Fri, 23 Jan 2026 22:12:48 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/collerde-kaybolmus-gibiydim/9461]]></link>
</item>
<item>
<title>Bazen zamanla varırsın varmak istediğiniz yere</title>
<description><![CDATA[Gündüz susan sırlar
Gece gelir dile
Uyutmaz seni
Döndürür sağa sola

Unutursun bakmayı
İlerleyip duran
Akıp giden saatlere

Düşersin cevabı zaman içinde
Saklı olan cevaplar peşine
Bazen hemen bulamazsın
Dönüp dolaşır gelirsin aynı yere

Öğrenirsin yavaş yavaş
Her istediğin hemen olmaz
İnsanlar zaman içinde bir yolcu
Durak durak dura dura
Varsa nasipte mutlaka varır
Varmak istediği yere]]></description>
<pubDate>Fri, 23 Jan 2026 22:11:33 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/bazen-zamanla-varirsin-varmak-istediginiz-yere/9460]]></link>
</item>
<item>
<title>Beni sorarsan yaşıyorum</title>
<description><![CDATA[Sıralanmış artar eksilmez
Biri biter değeri başlar
Gelen gün dünü aratmaz
Beni sorarsan yaşıyorum

Yürüyen bir zaman yolcusuyum
Hayatın belirsiz tünellerinde
Kah durak vererek
Kah adım adım ilerleyerek
Beni sorarsan yaşıyorum

Bakarım arada direksiz göğe
Bazen güneşli bazen beyaz bulut
Çoğu zaman yağmur yüklü
Dolmuş taşmış yüreğine benzer
Beni sorarsan yaşıyorum

Uzun uzun bir şiir yazmak isterim
Lakin yolun yarısında
Yorulur kalem tutan ile parmaklar
Yazarken yazmaz olur
Tükenir kalem mürekkebi
Beni sorarsan yaşıyorum]]></description>
<pubDate>Fri, 23 Jan 2026 22:10:53 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/beni-sorarsan-yasiyorum/9459]]></link>
</item>
<item>
<title>Kış mevsimi gibi yorgunum</title>
<description><![CDATA[Yorgunum ben yorgun
Yok eski ben sonbahar gibi
Yaprak dökmüşum solgunum

Hayat çarptı beni sert duvara
Bıraktı fırtına ayaza ara ara
Geçmedim kara
Uğradım hep telafisi olmayan
Büyük katlanılması zor zarara

Kaldım güzde varamadım
İlkbahar ile yaza
Hüzünlendim derdimi döktüm
Mızrap tele saza
Yazdım şiirle mısralara

Doldu gözlerin akşamın gün batımında
Yağmur topladı&nbsp;bulutlar gibi
Yağacam bu&nbsp;gecenin kimsenin görmediği
Gönlümün karanlık sokaklarına]]></description>
<pubDate>Fri, 23 Jan 2026 22:10:00 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/kis-mevsimi-gibi-yorgunum/9458]]></link>
</item>
<item>
<title>Susarsam</title>
<description><![CDATA[ Susarsam yavaş ca kıvılcım saçarım
İçten görünmez dünyamdan
Kızgın lavlar oluşur
Sonra zırh duvarını delecek
Bir yanardağa dönüşür
O zaman da yakarım Liman ile gemileri

Yazarsam diner öfkem
Sakinleştirir beni
Şiir ve mısraları yazan
O mürekkep dolu kalem
Zaten kalem şiir öfkeyi dindiren
Dogal sakinleştirici değilmidir]]></description>
<pubDate>Fri, 23 Jan 2026 22:09:24 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/susarsam/9457]]></link>
</item>
<item>
<title>Ömür akıp gidiyor beklemiyor</title>
<description><![CDATA[İsyan ederim beklediğimin
Yarın öbür gün diye
Beni oyalayıp durmasına

Ömür beklemiyor akıp gidiyor
Duymuyor kör sağır gibi
İsyanımı es geçiyor

Yoruldum yok eski ben
Kaybettim daha geri alamam
Gidip gelmeyecek o yıllarımı

Dolup taşarım hüzün ile
Susarsam nefessiz kalır gibi
Oksijensiz bir dünyada misali
Nefes bulurum derdimi kağıda yazan
O dilsiz kalem ile]]></description>
<pubDate>Fri, 23 Jan 2026 22:08:19 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/omur-akip-gidiyor-beklemiyor/9456]]></link>
</item>
<item>
<title>Yaktı geçti yüreği</title>
<description><![CDATA[Geldi geçti yaz bahar
Kış mevsim yağdı karlar
Soğuk buzlu ayazlar
Yaktı geçti yüreği

Sızlar eski yaralar
Beyaz bağlar karalar
Boşa geçti bak yıllar
Yaktı geçti yüreği

Çalarım derli sazı
Hatırlar bazı bazı
İçten arzı niyazı
Yaktı geçti yüreği

Söylerim son sözleri
Görmez dolan gözleri
Değildin sözün eri
Yaktı geçti yüreği]]></description>
<pubDate>Fri, 23 Jan 2026 22:07:37 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/yakti-gecti-yuregi/9455]]></link>
</item>
<item>
<title>Yalan oldu o güzel günler</title>
<description><![CDATA[Yalan oldu o güzel günler
Hatırası kaldı resimlerde
Gelmez geri kıymetini bilemedim

Akan zamanın görülmez saati
Durdurulmaz o yüzden
boşuna keşke deme

Yıllar yorgun gönülde
Hayal sürgün gelmez
Oyalar seni yarınlar

İşte gerçek karşında
Dokunur yüreğe his ile
Daldırır insanı boş hayale]]></description>
<pubDate>Fri, 23 Jan 2026 22:06:53 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/yalan-oldu-o-guzel-gunler/9454]]></link>
</item>
<item>
<title>Kendini üstün görme</title>
<description><![CDATA[Kendini üstün görme
Gün gelir düşersin
Hor gördüğünün durumuna
Sonra deme günahım suçum neydi

Gören yazan var
Kaçmaz inan göz de
İşler tek tek deftere
Çıkar karşına birgün mutlaka

Hayat döngüsü döner
Zamanda gelir seni bulur
Kırdığın yerde senide kırar
Yaptığını tek tek vurur yüzüne

Son değil sözlerim
Bakma sessizliğime
Olan biteni uzaktan izlerim
Niceleri yanıldı yaptığım
Kar kalır bana]]></description>
<pubDate>Fri, 23 Jan 2026 22:05:46 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/kendini-ustun-gorme/9453]]></link>
</item>
<item>
<title>Hayal kurmak bedava sanma</title>
<description><![CDATA[Hayal yalan düş yalan
Uyanınca biten rüya gibi
Kalırsın acı gerçekler ile baş başa
Kim demiş hayal bedava
Olmayınca duvarı yıkılır üstüne
Acı çekerek kalırsın altında

Normal gelip geçen gece gündüz
Sana sanki kalıcı gece gibi gelir
Bir zamanlar dört yanı açık sokaklar
Çıkmaz olur sana
Savaş kaybetmiş bir komutan gibi
Hasret kalırsın zafere

Düşer takvimde tek tek yapraklar
Kalmaz gençlik artıda
Ömür erir eksiye düşer
Umutlar güçlü olmaz]]></description>
<pubDate>Fri, 23 Jan 2026 22:04:54 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/hayal-kurmak-bedava-sanma/9452]]></link>
</item>
<item>
<title>Yazarım Gecenin Sessizliğnde</title>
<description><![CDATA[Yazarım gecenin sessizliğinde
Satır satır hüzün deminde
Yargılarım kendimi uykusuz gecede

Zaman tünelinde gezerim
Işık ararım ucunda
Umudumu kaybetmeden

Geceden yarına hayal ekerim
Bir kış mevsiminde
Belki ilkbahar yaz uyandığımda

Yaşamak zor sanattır
Sınavı zor dünyada
Geçmeye çalışırım
Aklımın erdiğince gücümüm yettiğince]]></description>
<pubDate>Fri, 23 Jan 2026 22:04:09 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/yazarim-gecenin-sessizlignde/9451]]></link>
</item>
<item>
<title>Güze dönmüş bir yaşam</title>
<description><![CDATA[Zamanı tükenmiş gibi
Sararmış solmuş
Güze dönmüş bir yaşam
Dünlerin hüzünü umudu kırmış
Artık yarın yarınlar gelse ne yazar

Yorgunum içten dıştan
Yaprak dökmüşum
Tükenmiş sendromu misali
Yansımış her yanıma

Sözün özü izahı yok
Benmi kış mevsimine uydum
Yoksa daha çok mu var
Bana gelecek yaz bahar]]></description>
<pubDate>Fri, 23 Jan 2026 22:03:24 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/guze-donmus-bir-yasam/9450]]></link>
</item>
<item>
<title>Sen dışımdaki sessizliğe aldanırsın</title>
<description><![CDATA[Sen dışımdaki sessizliğe aldanırsın
Ardındaki kıvılcımın nasıl lava dönüştüğünü göremezsin
Çiçek bile ilkbahar gelmeden açmaz denir
Benimde sessizliğimide bozacak bir zaman vardır

Kayıp yıllar ömründe çalabilir
Aynı zamanda da az hata yapmayıda öğretir
Sabır harlı ateşte pişmektir
Pişmek hak ile batılı birbirinden ayırt edip
Daha çok doğruyla yanlışı öğrenmektir

Gece seni boşuna uykusuz bırakmaz
Uykusuz bıraktığı gibi
Birde ödülü vardır
O ödül kopacak hangi takvim yaprağında gizli bilemedende
Vakti geldiğinde
Hak ettiğin güzel günlerin ödülünü sana verir]]></description>
<pubDate>Fri, 23 Jan 2026 22:02:28 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/sen-disimdaki-sessizlige-aldanirsin/9449]]></link>
</item>
<item>
<title>Gece her yanı sarmış</title>
<description><![CDATA[Gece her yanı sarmış
Yıldızlar kayıp gökte
Sanki hüzünün perdesi
Oynatır geçmişi gözlerin sahnesinde

Uyku firarda gezer sonbahar sokaklarında
Arar eski kayıp benliğimi
Cevap bulamaz soruna
Döner dolaşır gelir başa

Yorulmuş akıl fikir
Çareleri çaresiz misali
Anlamını kaybetmiş anlamlar
Sözler kifayetsiz anlamsız kalmış
Sahte yüzlü dost görünümlü
Bize dünü aratan yaşadığım yüzyılda]]></description>
<pubDate>Fri, 23 Jan 2026 22:01:29 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/gece-her-yani-sarmis/9448]]></link>
</item>
<item>
<title>iyi niyet öldüğü günden beri</title>
<description><![CDATA[Aldırmam yazarım takılmadan kural ile kaideye
Girmem kimseyle boş yarışa
Dökülürüm kalem le kağıda
Ne varsa gönül telinde

Bakmam bu şöyle bu böyle diyene
Susar geçerim nokta nerede virgül nerede yazanları
Ben benim olamam başkası
Her ses kendi gönül telinde güzel

Neyse doğrum onu yaşarım
Ya kalır sınavda yada geçerim
Yol benim düşünce benim
Kırmadan söz söylerim
Oda sabrımın yettiği kadar
Anlayan anlamasa kırarım kırıldığım yerde

Arama eski beni bende
Dünde bıraktım onu
İyi niyetin öldüğü günden beri
Bundandır yazarım
İnsanların anladığın dilde seri seri
Varsın insan hak ettiği ne varsa
Artık onu duysun]]></description>
<pubDate>Fri, 23 Jan 2026 22:00:01 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/iyi-niyet-oldugu-gunden-beri/9447]]></link>
</item>
<item>
<title>YİTİK YA DA YENİK DEĞİL ASLA</title>
<description><![CDATA[  Hangi düş’ ün sağanağına yakalanmıştım tam da düştüm derken…   Sözcüklere kapılan bir havariAşkla yıkanan derdest şiirleriÇocuğum bilmiştim ömrün azadesiKıyama durduğum her gün her an ve ölüm:Birlik dirlik ifadesi bildiğim şiirin kalesi yüreğimin âşık kalemiHuda’m ve ben:Tanrısız sıfatlara sığınan onca beşeriDüşmediği kadar dilimden El-Fatiha’nın hikmeti Göktü kopacak kıyametin öncesindeÖğüren insan izleklerinin dinmek bilmeyen öfkesindeVe nicesi sırıtanÖlü çocukların bedenindenAzade yüreklerin elemindenPrim yapan kavruk ruhlar cehennemi. Oysaki bildirgesi aşkUzamında yaşamın yâd ettiğimiz erdiğimiz her gün her şafakBeyhude hayallerle oyalanmak bile yasak:Atıl yüreklerin atığındaBatık diyarların endamındaSavrulan küpeştesi onca şiirinYazılmayı bekleyen güftesi. Hazzın değil de haizi olduklarımızın şükrüne doymasaydık, ya!Hası sevginin, vurduğu kadar ölü balinalar gibiAh, Dağıstan kıyılarınaMendebur iblis onca müridiSaf kan s/afiyetin eşrafıÖzüne sadık haritalar çizilesiVe işte tüm surelerinVe işte tüm suretlerin ötesi… Kazık mı kakacaktın, ey, sen insan?Meşrebi geniş yollarda savrulsan ne kiÖmrünü heba ettiğin para pulun uğrunaBir de savunduğundur haysiyetin ve sevdanBilmediğin kadar nefretine binaenZiyan olmadı mı onca insan? Ah, melankoli…Terk-i diyar edeli bilinmezi…Ah, hicreti gönlünDevşirme uyduruk sevgilerle geçirdiğin ömrün…Bir hazan bir baharSöyle o zaman, neden gözünün üstünde kaşın var?Haleti ruhiyesi şu devranınYüreklerin kubbesi dinmez iken ey insan, saltanatın…Kükreyendir kader ve İlahAzabına yenik düşeceksin illa ki… Ve o minvalVe o soyutlanmış güzel insanlar ve çocuklarÖlülerin ardından dahi savrulan salvolarZemheri değildir yüreğimin tutsaklığıNe de zanlardır tutuşan yalanların peşi sıra gelecektir sıra sana daÖykündüğümüz o güzel masallar nerede şimdi?Ya, ellerimizle öldürdüğümüz masumiyet ve sevi dili ve rehberi?Endamı yitik olsa ne ki ömrün? Yaşadığını bilir insanYaşatılacağı kadar da bunca acınınAçtığı kalbidir elbet sadece Rabbi ve melekler kadar sabi eşrafıBir gün bir de küt küt atan kalbin israfıDeğil elbet sevgi varsa yoksa ruhun ve huzurun yoldaşıAşkla ihya edilesi ve çeken bunca eziyetiNe uğruna değilSaklı tuttuğun umudunla ruhunlaKayıp addedilse ne ki?Garbın isyanıŞarkın serenadıKazanım babında tecelli edene sadıktır seven yüreğin esvabıYitik ya da yenik değil aslaİnsan hırkasının yamasıyla dahi gurur duyarYaşadığı kadar yaşattığı hayatı alnının akıyla… ]]></description>
<pubDate>Mon, 19 Jan 2026 11:53:24 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/yitik-ya-da-yenik-degil-asla/9445]]></link>
</item>
<item>
<title>EY, SEN ÇOCUK...</title>
<description><![CDATA[      Yalıtılmış düşlerden uzak dur, çocuk bir de yangın öncesi çıkar kalbini yerinden ve savurabildiğin kadar savur uzaklara yeter ki sen de düşme içine düşülesi o metruk düşlere ve tuzaklara…    Renklere asıl tüm gücünleDeş sadece deş sözcükleriBilmediklerin varsa öğren delicesine ve em bilgiyi.Öncen ne ki hem?Sen daha küçüksün ve varsa zamanın;Çalmazlarsa hayatınıTakılma engellere, engebelereEngerek yılanlarının da seni sokmasına müsaade etme Beni es geç ya da ya da:Ses ver usulcaKonuşmak gelmiyorsa içinden gir rüyalarıma, beklerimEşlik et şiirlerime bak, nasıl da gevşer kalemimVe benim kale duvarlarım:Sanma ki aşılmaz…Sözcüklerim ise mademki alyuvar ve akyuvarlarımVarsın yesinler birbiriniDelişmen rüzgâra bilir misin çocuk, nasıl da sevdalıyımHem öğren adımı öğren mahlasımı… Kimi der, Şiirin EcesiKimisi ise çağırır beni uzaklardan Çağırır da ulaşılmaz diyarlardan:Mademki adım, Rüzgârın kızıKolaysa yetişsinler hızımaBilmezler de asla aldıkları hazzımıYazdıklarımla teğet geçerim asılı kaldığım şu naza niyaza:Ben aç da gezerimAma benim gıdamdır sevebildiğim kadar sever deKendimden geçerim Hasıyım özünSözümde saklıdır hem nefesim ve közümAşkın ihya ettiğiEndamlı ruhların bu dünyaya çoktan veda ettiğiBir de çocuk bir de:Ben, annemin kızıyım…Ne inkâr ederim ne isyan ne itirazSurelerde saklı nazımla niyazımlaAllah yolundayımKâh küskün bir gül misaliAma yeniden defalarca açtım açarım… Hizaya sokacaklarmış beni, gülerim, çocukBen zaten taburun ilk günden beri en başındayımAsker adımlarında yalnızlığınSokulduğum duygularınVe inancın ve umudun ve aşkın doruğundayımNe ruhumdan geçerimNe kendimdenBilinmeze eklerim bildiklerimiÖğrendiklerim ve yüreğimNeferi olduğum asaletinKoşulsuz dikerim de söküklerimiHem terziyim hem âşık hem şairHem de insan hem de en hasından…  ]]></description>
<pubDate>Mon, 19 Jan 2026 11:52:43 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/ey-sen-cocuk/9444]]></link>
</item>
<item>
<title>AH, BE DOSTUM BÖYLE Mİ OLACAKTIK BİZ?</title>
<description><![CDATA[ 

 

 

 

Hangi rengi giyinmiştin en son, söyle?

Hangi gülüştü senden ç/aldıkları?

Tonlamadaki o d/okunaklı renk uyumu hani:

Mavi bilyelerle inşa ettiğin yalnızlığın saf ruhu

 

Öyküler derlemiştik birlikte

Öznesi sen ve ben olan…

Hani, hani, içimizde saklı birlikte gördüğümüz düşlerin elası:

Hem benim gözlerimde dans eden

Hem de uyum s/ağlarken bana

Ne öfke bilirdik ne nefret ne de kin

Zanlar ve sanlar alakamız olmadığı için midir ne,

Gülüşürdük masumca

Top oynadığımız o yaz akşamlarında

Hele ki okul yolunda…

 

Saat tutardık hem sen hem ben:

Sen en çok annenden korkardın bense babamdan

Dakika geçti mi eve varış yolunda

Top tüfek kuşanırlardı nasıl da kapıda.

 

Ah, be dostum söyle böyle mi olacaktık biz?

Hoş senden sonra da nicesi ıskaladı usulca

Bazense gümbürtüyle

Bizler nasıl ki suskunluğu edep bilirdik

Bizler nasıl da saf ve babadan temkinliydik

 

Ben kirlenmedim büyük ölçüde

Elimin kiri ne ki alnımın akının yanında.

Sana da laf ettirmem hem

Gerçi çok da zaman geçti üzerinden

 

Aşiyan yollarında yürüdük el ele

Sonra sen hamileyken ilk göz ağrına

Bense bir anne gibi şefkatle

Hani utanmasam para çantanı taşıyacaktım

Sırf sen yorulma diye

 

Günler geçti gün ne ki bir ömür

Asra binaen çile ile de ördük bir kere

Ne elkızı ne evcimen kuşlar

Ama acısı da böğrümde

Nasıl da üstünden geçti tortulu yıllar

 

Saf kalmak ve duru ve berrak

Şakıyan bülbüle sevdalı bir gül olmak

Artık benden çok ırak

Akıl ve nizam ve ihtimam

Yaşarken a dan z ye böyle olmalıymış insan

 

Öyle ki:

Sevgisiz ya da sevgiyi maske bilen kayıp nesillermişiz

Ama dâhil olmadığım aşikâr

Belki de bu yüzden kaybettim bir ömür

 

Layığı ile yaşamak…

Lütfuna ömrün sözcükler dolamak

Dünün ve günün özetini boş ver

Özü sözü olmanın yaşattığı haysiyet ve kim ne mi der?

Ne kinaye bilirim ne de çıkar/mış meğer

Ruhlar ihaleye.

Halka arz bir muamele

Sevgiyi faiz bildik bileli de

Ve işte kaybettiğimiz sevginin ve insanlığın borsa senedi

 

Pekişen bir hakkaniyet ve asalet

Günyüzü de bulmaya delalet

Belki bu gün belki yarın

Tekbir getiren sevgilerden bize gerek

Ölümsüz ve adilane

Öyküsü belki de yazılırken bin bir bahane ile

Ama sevgi bu, be dostum

Ne yalan ne de hile!

Hele ki insan insanca Allah rızası için de sevdi mi…

 ]]></description>
<pubDate>Fri, 16 Jan 2026 13:29:00 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/ah-be-dostum-boyle-mi-olacaktik-biz/9443]]></link>
</item>
<item>
<title>Şikayet ettiğim eski zamanı arar oldum</title>
<description><![CDATA[Toz karıştı&nbsp;buluta
Mavi döndü griye
Akar oldu bulanık
Berrak dediğim sular
Çoğaldı sahte&nbsp;gülüş
İhanet eden edene

Eskiden vijdan ile tartar idi
Tamdı gram kefe terazi
Şimdi nefsi ağır basar
Geldiğim bu çağda
Kul hakkı yiyen yiyene

Ne yana baksam dökülüyor
Haksız durmadan yükseliyor
Haklı haklı diye sürünüyor
Şikayet ettiğim eski insanları
Şimdi mumla arar oldum

Kim bilir olanlar belki kıyamet alameti
Kain değilim benim ki öngörü
Övündüğümüz bu yüzyıl
Sizi bilmem aratıyor bana
Dürüstü çok çıkarcısı az olan
Çocukluk dönemindeki o eski güzel&nbsp;zamanı]]></description>
<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 01:28:00 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/sikayet-ettigim-eski-zamani-arar-oldum/9440]]></link>
</item>
<item>
<title>Yol uzun ömür belirsiz</title>
<description><![CDATA[Yol uzun ömür belirsiz
Yarına yok senedin
Kula kul olmadan yaşa
Bulunmaz kırılan kalp ustası
Pişmanlığın eski güzel&nbsp;zamanı
İstesende geri getirmez

Dünya dediğin&nbsp;yalan
Nefsine uyup fazlasını etme talan
Üç metre bezdir seni saran
Benimdir dediğin değil senin
Göçüp gidence adı ardında Kalan

Bak giden ne götürdü
Üstü kara toprak ile örtüldü
Geçen&nbsp;zaman&nbsp;ile
Yavaş yavaş unutuldu
Eskiden çok idi
Şimdi dua edeni azaldı

Sözün özü nefsine değil
Vijdanina arkadaş ol
Odur insanı güzel gösteren
Yaradana her ikisi alemde]]></description>
<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 01:28:00 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/yol-uzun-omur-belirsiz/9441]]></link>
</item>
<item>
<title>Zaman mı durdu yoksa benmi yorgunum</title>
<description><![CDATA[Zaman mı durdu yoksa benmi yorgunum
Gecemi gündüzmü yer değişti
Bilinmez bir dünyada gibi
Dolaşırım adresiz mekansız
Şaşmış günüm sabahım akşamım

Dalmışım uzaklara kıpırtısız kaldığım yerde
Ruh sannki firar etmiş bedende
Garip düşler sokağında
Tur atar bir baştan ötesine
Dönüp dalaşır gelir ayn ıyere

Daralmış koca dünya
Oksijeni bol alemde
Yürek ise kalmış nefesiz
Savrulur benliğİm gecenin karanlığında
Sitemlerim yankılanır dağlar görünmez etteğiinde
Sorma bilemem geçen zaman saattini
Ne yazdım nede not tutum

Yıl oldu aylar kamadı eski ben bende
Beyaz teller düştü siyah saçlara
Bakmaz oldum küstüm günü gösreten aynalara
İşte sorasan yaşıyorum ağır aksak
Dermanı bitmiş yorgun diz ile ayaklar

Umut ekerim yarına günün geç uykusuz vaktinde
Yeşerir diye sökecek gelen şafağın
Doğan günün içinde beklerim
Gökten yere akşamın düştüğü ana kadar]]></description>
<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 01:27:39 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/zaman-mi-durdu-yoksa-benmi-yorgunum/9439]]></link>
</item>
<item>
<title>Güler yanında solgun kalır</title>
<description><![CDATA[Gökte ki beyaz bulut
Ortasında açan güneş
Ilgıt ılgıt esen serin rüzgar
Yeşile boyanmış dağ ova
Doğan Şafak ta pencereme konan
Günaydın diyen sevda kuşu

Toplasam tüm dünyada gül ile çiçekleri
Solgun kalır yanında
Şimdilik kabul buyur
layık olmazsa da güzelliğine

Sesin gece mehtapında
Aşk şarkısı çalan keman
Sevdanı dans ettirir
Gecem gündüzü sen
Seni sayıklayan kalbimde

Karanlık gökte açan yıldız
Işığına ile gece oda ışık saçan
Gözlerin yeni doğmuş ay gibi
Baktıkça bana beni daha bağlar sana]]></description>
<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 01:27:01 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/guler-yaninda-solgun-kalir/9438]]></link>
</item>
<item>
<title>Dönüp baktım geriye</title>
<description><![CDATA[Zaman mı yorgun yoksa ben mi
Yıllardır çözemedim
Dönüp baktım geriye
Hüzün çöktü gözüme
O gelmeyecek yılları izleyemedim

Gündüzün mavisi gecenin yıldızı
Tat vermiyor ay ile güneşi
Yüreğin yorgunluğunu
Yansımış bak dışıma
Geride kalmış eski ben gibi gülemiyorum

Sustu gülüşler konuşmuyor dil
Kalem yorgun kelimeyi gösterecek kağıt solgun
Cümleler sonbahar gibi
Benzemiş kaderime
Tüm yaprağını dökmüş
Varsa düşen takvim sayfasında
Gelecek ilkbahar yazı bekler]]></description>
<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 01:26:28 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/donup-baktim-geriye/9437]]></link>
</item>
<item>
<title>Hak yeme yok yaradanın terazisinde</title>
<description><![CDATA[Bu nasıl bir insanlık
Yoldan çıkan çıkana
Helali bırakıp harama tapana
Doğruya düşman olana
Hakkın adeleti var
Benzemez kulun kalemi ile
Beyaz kağıt üzerindeki adelete

Sabrı zorlayan arsız çok sayıda
Vardır ömürden sayılı günler
Ne ileri ne geri sarmaz
Yaradan o vakti
Bitince vade çalar kapıyı azrail
Bin pişmanlık etmez fayda
Alır ruhu bedende
Başlar hesap günü
Dönmek istesende dönemezsin geriye

Yok inkarin faydası
Çarpılır tokat gibi yüze
Ne varsa getirdiğin yalan dünyada
Hak yeme yok
Yaradanın adeletli terazisinde
Eden çeker yaptığını
Azan kul bulur belasını]]></description>
<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 01:25:50 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/hak-yeme-yok-yaradanin-terazisinde/9436]]></link>
</item>
<item>
<title>Dünya fani gelip geçer</title>
<description><![CDATA[Dünya fani gelip geçer
Aldanma verdiği gençliğe
Alıp götürür yavaş yavaş
Baktırır seni ardında
Keşke kal desende
Duymaz sağır kör olur
Çeker gider gelmeyecek uzağa

Gece siyahı gök zifiri
Doğmaz ayın kıyıp olur
Tane tane yıldızları
Baktırır görünmez bir aleme
Sitem olur düşer kaleme
Adı şiir diye yazılır beyaz kağıda

Düşler karmaşık kader umuda aşık
Sabır dolanmış çözülmez gibi
Çözümü zor sanki inatçı sarmaşık
Gelip geçen gece ile gündüzün
Yer değiştirir biter böyle ömürden günler

Yazacak çok şey var
Lakin yoruldu akıl fikir
Kör kuyuya düşmüş gibi
Düşmüyor kalem ile kağıda
Bugün bu kadar der misali
Son verdi bu biten günde
Yazdığım hüzün dolu şiire
Devamını yazarin başka zaman]]></description>
<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 01:25:10 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/dunya-fani-gelip-gecer/9435]]></link>
</item>
<item>
<title>Sözlerim ağır tunç demir gibi</title>
<description><![CDATA[Sözlerim ağır tunç demir gibi
Öfkem fırtınalı deniz
Vurur sert şekilde sahiline
Yazsam yazılması zor
Saklasam yürükte delinir
Çelik dediğim sabır duvarı

İçten içe yaysam zamana
Acelesi var diyen bir ses
Yankı yapar iç dünyamın
Sessiz sedasız duvarlarında

Gün gelir şiir olur yazı olur
Dökülür kağıda kalem ile
Bugün sessiz olan ne varsa
Çarpılır yüzsüzsün yüzüne]]></description>
<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 01:24:31 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/sozlerim-agir-tunc-demir-gibi/9434]]></link>
</item>
<item>
<title>Yüzü ay gamzesi aşk</title>
<description><![CDATA[Saçlarını dökmüş yüze
Gözleri çoban yıldızı
Bakarken çalar kalp
Yüzü ay gamzesi aşk

Düştü aklıma uzakta
Şiir oldu kalem ile
Beyaz kağıt üzerinde
Temiz bir sayfa dünya gibi

Varsam yanına tutsam elinde
Güç alsam ceylan gözlerinde
Varmı yer desem bana
Dolumu boş mi bilmediğim
Boş ise ümit ettiğim o gönlünde]]></description>
<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 01:23:49 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/yuzu-ay-gamzesi-ask/9433]]></link>
</item>
<item>
<title>Tadım yok eskisi gibi</title>
<description><![CDATA[Umut doluydum gençlik çağında
Aldatan güzel olan ne varsa
Zirve denen yerde
Ömrü yedikçe dönen zaman değirmeni
Yavaş yavaş azalan eski çaba
İstemesemde heves düşüyor
Artıdan soğuk eksiye

Gündüzün güneşi mavi göğü
Temiz sayfa beyaz bulut
Ele ile durdurulamayan zaman saati
Günü getirir gecenin habercisi
Olan bir akşam daha
Sonu yine arkada kalan düne
Çürütür her iki yanı
Uykusuz bir gece

İşte hayat bir günü gelen güne uymaz
Bazen değişmez kader aynı
Yazılı seneryo aynı
Sonuç vermez var olan çaba
Aldatır seni yarın öbür gün diye
Bir bakarsan ömürde vakit gelmiş sona]]></description>
<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 01:23:10 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/tadim-yok-eskisi-gibi/9432]]></link>
</item>
<item>
<title>Sevme gitsin puşt dünyada</title>
<description><![CDATA[Sevme gitsin puşt dünyada
Yoksa yürek kurtulmaz
Ağrı sızı denen yarada
Azdır gerçek aşk bu çağda
Yüzyıl denen bu zamanda

Gelip geçer gençlik güzellik
Kimse kalmaz yanında
Bitince sendeki al beni
Susar sahte alkışlar
Açılmaz olur kapın
Olmaz arayıp soranın

Kalırsın yalnızlığın ile başbaşa
Konuşursun soğuk odanın
Dilsiz konuşmayan odanın duvarları ile
Bir tas su verenin olmaz

Bakarsın pencere önünde
Kalabalık olan sokağa
Görunnez olursun gelip geçen
O gelip geçen insanlar gözünde
Düşme düşersen varlığın hatırlanmaz
Yaşarken seni ölmüş sayarlar]]></description>
<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 01:22:24 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/sevme-gitsin-pust-dunyada/9431]]></link>
</item>
<item>
<title>Ne hayaller kurdum</title>
<description><![CDATA[Ne hayaller kurdum
Sayısını çoktan unuttum
Azı oldu oda tam değil
Yarım yaşadım yüreğe dert oldu
Olmayanlar ise sürgünde dönmediler

Aldattı beni belki diye denen ses
Bir baktım beyaz düşmüş saçlara
Vazgeçtim artık çoğunda
Çünkü ben eski beni kaybettim

Keşke demeyi bıraktım
Bilirim gelmeyecek eski ben
Şimdi artık içten dıştan yorgunum
Varsa kaldıysa kırıntı
Oda var olan ömürde
Gelecek mi sürgünde ki o yaz bahar]]></description>
<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 01:21:46 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/ne-hayaller-kurdum/9430]]></link>
</item>
<item>
<title>Bugün olmaz ise yarın adı birgün elbet</title>
<description><![CDATA[Bakma böyle suskun olduğuma
Kayıt altında gördüğüm
Yaşadığım ne varsa
Öder hesabı günü gelince

Ne bugün ne yarın derim
Zamanı sabır ile beklerim
Çarparım gerçeği haksızlık edenin yüzüne
Susmaz vijdan yerini bulmadıkca
Kendi dünyasında o adeletsiz olan adelet

Öz ve kısa oldu söz
O gelecek günü bekler göz
Bilmesem de hangi takvim yaprağında
Yada bitip giden üç yüz altmış sayfasında
Birgün o gün gelecek biliyorum]]></description>
<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 01:21:10 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/bugun-olmaz-ise-yarin-adi-birgun-elbet/9429]]></link>
</item>
<item>
<title>Gidiyorum işte neden niçin ile</title>
<description><![CDATA[Gidiyorum işte neden niçin ile
Başkasına cennet olan
Bana cehennemi yaşatan
Eski tadımı çalan
Yerine bana çorbayı bile tuzsuz içeren
Merhameti olmayan dünyada

Sırtım olmuş büklüm büklüm
Kimseye görünmez ağır yüküm
Yürekte susmaz hüzün dolu türküm
Beni anlatan sazı çalan mızrap benim

Karanlık düşmüş düşlerimin sokağına
Görünmez göz ile köşe başı
Bak yüzüme zaman çalmış bende
İlkbahar yaz denen o güzel yaşı
Yerine bana bırakmış
Yürümekte zorlanan ayaklara
Güç aldığım beni yürüten bir baston]]></description>
<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 01:20:34 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/gidiyorum-iste-neden-nicin-ile/9428]]></link>
</item>
<item>
<title>Ölüm var her ömrün sonunda</title>
<description><![CDATA[Gizli değil ortada
Sadece adı değişmiş
Yön sabit değişmiyor
O yönden olmayan
Haklı olsa bile
Haklıyı haksız sayıyor

Doğru yenilmiş yalana
Haram ile yönelir talana
Gören göz kabul etmiyor
Haksızlık sinmiyor vijdana

Hakkı bilen şaşmaz yolunda
Çünkü haklı kazanır sonunda
Ölüm var biten ömrün sonunda
Hak baki eden bulur
Her iki dünyada
Kar kalmaz ettiği yapanın yanına]]></description>
<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 01:19:56 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/olum-var-her-omrun-sonunda/9427]]></link>
</item>
<item>
<title>Bu nasıl insanlık</title>
<description><![CDATA[Bu nasıl bir insanlık
Kuyu kazan kazana
Değer mi dünya malı için
Eğip bükmek kolay
Yalan dünya adeletini
Yeterse gücün aynısını yap
Hesap günü mahşerde

Adeletin tek sahibi
Odur hakim ile savcısı
Susar diler konuşur yerine
Hiç şeyi inkar etmeyen
Ellerin kolların gözlerin
Çarpar gerçeği acı acı
İnkarcı olan yüze

Bakmayın medeni sınırlar içinde
Böyle yazıp çizdiğime
Yazsam olmaz yazmasam olmaz
Vijdanım haksıza göz yumaz
Bir çift selam olsun
Bilinçli hak yiyene anlamında
Bu alemde olmaz ise
Görüşürüz elbet yaradanın
Zere kadar şaşmayan adeletinde]]></description>
<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 01:19:13 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/bu-nasil-insanlik/9426]]></link>
</item>
<item>
<title>Sorma gitsin cevabım yok</title>
<description><![CDATA[Sorma gitsin cevabım yok
Yıllardır cevabını bulamadığım sorunlara
Bulursam kayıp kendimi
Cevabı söylerim sana

Gönül koyma darılma
Benim kendime faydam yok
Bu sonbahar mevsiminde
Yaprak dökmüşüm ağaçlar gibi
Sen his etmesende uzaktan
Üşüyorum tepeden tırnağa kadar
Tüm hücrelerimin son noktasına tüm zeresine

Varsa dönerim birgün
Yazmış ise kudret kalemi
Yoksa çaba yetersiz
Umut boş kalır
Bekle düşen takvim yapraklarını
Zaman kavuşmayı yazmış sa
Dönerim sana ilk gün heyecan ile]]></description>
<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 01:18:33 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/sorma-gitsin-cevabim-yok/9425]]></link>
</item>
<item>
<title>Uzaktan bakıp dinlemeden yargılama</title>
<description><![CDATA[Uzaktan bakıp dinlemeden insanı yargılama
İnsan kendi iç dünyasında yaşadığı ağır gelir kendisine
Kimi gününü gün eder
Nerede sabah akşam eder orada

Kimi de koşar hızlı geçer
Kulun durdurmaya gücü yetmediği zaman peşinde
Yoruiur takati kesilir ayak dizlerde

Dünya dediğin insanları sınar
Varlık ve yokluk ile
Sınavı geçen zorluk ile savaşan olur
Kaybeden yalan dünya gücü bilinçli yanlış yapan olur]]></description>
<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 01:17:56 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/uzaktan-bakip-dinlemeden-yargilama/9424]]></link>
</item>
<item>
<title>Geride yorgun bir sen bırakır ardında</title>
<description><![CDATA[Soru çok cevap yok
Dur desen duymaz seni
Sese kör sağır zaman
Es geçer seni yokmuş gibi

Düşer takvimde yaprak
Sanki bir sonbahar ağacı
Gider yazın baharın
Üşürsün çıplak kalır dalların

Doğarken yazılır seneryo
Tozlu duman mı yoksa mavimi
Henüz gelmeyen günler
Yorar seni gelmedikçe o zaman
Kalmadıkça meçhul denen gün

İşte hayat oyun var oyun içinde
Belirsiz bir zaman
Neyi kazanacan neyi kaybedecen
Çalar gider sende
Bitmez denen o gençliği
Geride yorgun bir sen bırakır ardında]]></description>
<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 01:17:08 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/geride-yorgun-bir-sen-birakir-ardinda/9423]]></link>
</item>
<item>
<title>Hayalda düşte gördüm seni</title>
<description><![CDATA[Hayal da düşte gördüm seni
Gerçekten yasak gibisin
Yokluğunda dokundum sana
Olmayan umut benzesende
Vazgeçmedim sende

Gece gündüz demeden
Yazıp çizdim seni
Beni sevme ihtimalini sevdim
Böyle umut ektim geceden sabaha

Sen ay ile güneş saçların yıldız
Gözlerin mıknatıs gibi
Kirpiklerin gönül yakan
Kaşların senin kalbine çıkan yol]]></description>
<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 01:16:19 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/hayalda-duste-gordum-seni/9422]]></link>
</item>
<item>
<title>Uzaktan baktım sana</title>
<description><![CDATA[Uzaktan baktım sana
Yakın durmak yasaktı bana
Gezdin gecem ile gündüzüm de
Saniye olsa dahi çıkmadın aklımda

Aştım derken engelleri
Yenisi çıktı karşıma
Yıllar yılı kovaladı
Gözüm kaldı geçtiğin yollarda

Ya umman idin yada daha uzaktın
Yürüdükçe aştıkca dağları
Vazgeçer diyenler oldu
Bak gitti gençlik ak düştü
Bu siyah saçlara
Unutur diyenlere inat
Bak sıcak susuz bırakan çölleri
Yara yara geliyorum ardında]]></description>
<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 01:15:20 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/uzaktan-baktim-sana/9421]]></link>
</item>
<item>
<title>Senin değil senin dediğin sen kiracısın</title>
<description><![CDATA[Nerede o eski güzel insanlar
Gittiler dönülmez yolcu oldular
Kaldı yerlerine merhametsiz ler
Dünyayı ölümsüz sananlar
Eskilere nasıl hak vaki olduysa
Unutmayın sizede olacak

Kimseye kalmadı fanidir
Kulun bilmediği sır
Ansızın gelir anidir
İnsanı gerçeğe götüren ölümdür

Gerek varmı hak yemeye
Barışı seven kalbi kırmaya
Senin değil senin sandığın
Ölünce ardında bırakıp gittiğin
Dünya malı deyip taptığın
Ya sevaptır yada günah
Yaşarken kendinle öteye götürdüğün]]></description>
<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 01:14:35 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/senin-degil-senin-dedigin-sen-kiracisin/9420]]></link>
</item>
<item>
<title>Sende bir selam yaz arada</title>
<description><![CDATA[Belki bir zaman
Belki de hiç bir zaman
Bir daha karşılaşmayız
Bilemem tahminin hangisi

Hayat takvim sayfasında
Kopar tek tek gider gelmez
Kalır geriye hatıralar
Kimi acı kimi tatlı
Silinmez adı kalır hatırda


Çevirisin tüm sayfaları
Bazen resimlerin albümünde
Bazen de aklının hafızasında
Özlersin güzel olanları
Keşke dediklerin olur
Oda yaşadığın acıların izleri

Gezersin el ele dolaştığın yerleri
Boş kalır bir yanın
Üşürsün yüreğin derinliğinde
Yoktur o eski sıcaklığı veren sana
O hatıralar dolu yerde

Düştün aklıma geçmiş denen yerde
O zamanlar gerçekti
Şimdi yarım kalan umut oldu
Bulsam bir bir soru sorsam
Cevap verirmsin bana

Sözler yorgun dilde
Resim suskun sessiz
Baksam da konuşmaz ben le
Yazdım çizdim gıyabında
Bilmem his ettin mi
Bu sana yazdıklarımı

Denk gelip okursan
Sana nasıl bir selam yazdıysam
Eski günler hatırına
Sende ben gibi bir selam yaz bana
Ben vefasızlık yapmadığım gibi
Sende vefasızlık yapma
Bir satırda olsa
Yaz selam ile kelam]]></description>
<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 01:13:55 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/sende-bir-selam-yaz-arada/9419]]></link>
</item>
<item>
<title>Yazarım İnce İnce</title>
<description><![CDATA[Yazarım ince ince
Yıkılırım hayal yakin iken
Bende uzağa gidince
Susarım o gün umut bitince

Dalarım derinden derine
İnerim sessiz sedasız bir ine
Şikayetim kader ile feleğe
Onlar beni halac pamuğu gibi
Koyar sitem denen eleyen eleğe

Konuşmaz denir ardımda
Bilmezler çalan var
Bu yaşamın tadında
Anlatsam anlayan yok halde
O yüzden arkadaşım gece ile yalnızlık

İstemem bundan sonra
Ne dost ne arkadaş
Satarlar seni sırlarını
Güvendiğin kim varsa
Dünya malı denen çıkar için]]></description>
<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 01:13:07 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/yazarim-ince-ince/9418]]></link>
</item>
<item>
<title>Sonbahar gibiyim</title>
<description><![CDATA[Gece olmuş hüzün gelmiş
Duvarlar soğuk konuşmuyor
Yürek ürperten derin sessizlik
Yükseliyor bir çığlık gibi

Umut dediğin gelen yarınlar
Dünkü akşamlar gibi
Bugün de boşa çıktı
Ömürden gün çalarak
Alıp giden seni duymayan
Sağır ve dilsiz zaman

Yalan düşler sokağı
Karanlık ve sessiz
Bir sonbahar mevsimi
Yaprak döktürmüş ağaçlara
İçten içe his ediliyor
Yaklaşan kışın ayakları]]></description>
<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 01:12:25 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/sonbahar-gibiyim/9417]]></link>
</item>
<item>
<title>Varsa takvimin hangi yaprağında yazım baharım</title>
<description><![CDATA[Zaman mı daralmış yoksa benmi yorgunum
Bu ne bıtkınlık tadı yok günler
Adım adım kırılan heves
Umut vad etmeyen doğan şafaklar
Gündüzlerim kayıp firada
Gecem olmuş daimi
Nerede o eski ben
Ararım bulamam be çare
Bilirim arayışım nafile
Oyalar beni böyle belkiler

Bir yanım fırtına sanki hırçın karadeniz
Diğeri tepesi karlı ağrı dağı
Kaybolmuş yazım baharım
Benzemez eskiye gelen sonbaharım
Oda kış gibi soğuk
Kapatmış her yanımı
Çıkışı olmayan sokağa benzer

Nefesim yorgun ciğerde
Oksijenim ekside çıkmaz artıya
Baktım aleme ne hayal kurmuş isen
Yaşar ne kadar gamsız olan varsa
Bana yarın öbür gün diye oyalan
Gelip geçen yalancı yarınlar
Söyle kaderi yazan kudret kalemi
Takvimin hangi yaprağında
Hangi gelecek yıllarında
Varmı yokmu var olan ömürde
Beklediğim yazım baharım]]></description>
<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 01:11:38 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/varsa-takvimin-hangi-yapraginda-yazim-baharim/9416]]></link>
</item>
<item>
<title>Sende yaşa bana yaşatığını</title>
<description><![CDATA[Nerde yazın baharın
Neden geriye sardı
O verdiğin kararın
Eskiden geniş idi
Sayende dünyam daraldı

Baktım gece ile gündüzü
Yol yokuş oldu bana
Mevsimin yazdan döndü
Kışı çağıran güze

Anlamak anlam yüklemek
Hayli zor anlaşılmaz tavrına
Ben yoruldum daha düşmem
Ardını sıra peşine
Var git bul layığını
Sende yaşa bana yaşatığını]]></description>
<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 01:10:53 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/sende-yasa-bana-yasatigini/9415]]></link>
</item>
<item>
<title>Şiir mevsimi sonbaharmış</title>
<description><![CDATA[Bir sonbahar mevsimi
Yaprak döküyor ağaçlar
Esen soğuk güz rüzgarı ile
Eser kalmamış o yazdan
Kalabalık denen sokaklarda

Sarımsı sokak ışıkları sızıyor
Perdesi çekilmiş penceremde içeri
Derin bir sessizlik sarıyor
Bedemdeki bu ruhumu
Uykusuz bir gecenin ayak sesleri
Yaklaşıyor bana yavaş yavaş

Hayallerim üşüyor yüreğimde
Umutlarım kalmış fizanda
Suçu bizden arama feryadı
Uzaktan sesi geliyor kulağıma
Sağır sultan olmuş duymaz beni
Dün olan kayıp zamanlar
Varsa da bir telefisi
Oda kaderi değiştirmeye gücü yeten kudret kalemi]]></description>
<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 01:10:14 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/siir-mevsimi-sonbaharmis/9414]]></link>
</item>
<item>
<title>Dalgalı deniz gibiyim</title>
<description><![CDATA[Dalgalı deniz gibi
Hırçın bir şekilde
Gece vakti vururum sahilime
Çağlarım içten içe
Sen uzakta göremezsin
Yüreğimdeki yağmur hüzünleri

Dağılmış duygular parçalarımı toplarım
Ekseni geniş dünyada
İnzivaya çekilmiş yalnızlık köşemde
Uzak kaçarak dost görünümlü
Maske takmış bir eli ile merhaba diyen
Menfaati bitince diğer eliyle
Sakladığı hançer ile
Sırtımda bıçaklayacak insanlarda

İşte hayat böyle ders verir her insana
Yanıltırak doğruyu buldurur
Güvenim tam yanilmam diyen insana]]></description>
<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 01:09:35 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/dalgali-deniz-gibiyim/9413]]></link>
</item>
<item>
<title>uykum firarda dün gece gibi</title>
<description><![CDATA[Yavaş yavaş gelirken
Akşamım ardında gece
Kırarak umudun dalını
Sızarken perdesi çekilmiş
Penceremde soğuk bir hüzün

Dağlar sessiz fırtına
Rüzgarı vururken yüreğe
Yankılanan acı çığlık ile
Kalbi sızlatan sızı

Atım kendimi yaprak dökmüş
Siyaha bürünen sokağa
Baktım ışıksız köşe başlarına
Titreyen hücre buz kesti
Ruhum ile bedenimde

Anlat desen anlatması zor
Gel de dolaştığım yerde dolaş
Daha iyi anlarsın
Neden uykum firarda]]></description>
<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 01:08:50 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/uykum-firarda-dun-gece-gibi/9412]]></link>
</item>
<item>
<title>ÇOCUK GÖZÜNDE AŞK</title>
<description><![CDATA[  Düşlerim…Düşlerim, diyorumAh, bir de mağdur gülüşlerim.Diz kapaklarımda saklı parkta düştüğümYerin, kumundan değildi ki mustarip olduğumAlabildiğine özgür olmayı umduğumÇocuksu sevdalarımla avluda uçurtma uçurduğumGel gör ki, nazenin bayım:Avurtları çökmüş ikliminAslında dik başlı rüzgarı ve efkarıydımNe de olsa yalnızlığın romanını yazdığımBir de bakir ovalarda at koşturduğumDeğildim elbet bunların hiç biriNe de olsa kavrulmuş leblebi t/adında bir küheylanYoksa son bulur muydu rüyalarım? Eğer ki benOynadığım saklambaçtaHem ebeHem nineHem çocukHem de namı diğer peşine düştüğüm gölge misaliKendimi sobelediğimSomurtuk mizaçlı insanlardan dahi medet umabildiğimBir lahzaydımİçim nasıl ki dışıma seriliYoksa sadece ben miydim hikâyelerin muzip serserisi? Bir elimde annemBir elimde alfabeGel gitlere maruz kaldığımBazense insanların töhmet altında bıraktığı kordan bir meşaleHem yanan hem yakan içten içe… Ben ki:Beylik bir kelamdan çıkıp da yolaVarmayı ertelediğim o mutlu sonaAkabinde mısralarla boğuştuğumBazense yıkık bir kaleŞah-mattan ziyadeTavlada yok iken tek rakibimBaba mizaçlı adamlardan değildi elbet medet umduğum sevgiNe de olsa sevebilmekteydim koca dünyanın yerine. Hem kodamanHem kocamanAyaklarımda en sevdiğim o kırmızı çizmeVe kırmızı paltomla fink attığım bahçesi okulunYeri geldi mi SindirellaYeri geldi mi pamuk sakallı bir dedeÖyle ya bayım,Hayallerin güzergâhındaKendi peşimi kovaladığımBazen kırmızı bir gülBazense solan karanfilin yerine dahi açtığımBir tohumBir de sevdim mi tutulan nutkum… Hayli hoyratHayli çetrefilli astığı astıkKestiği kestikKöftehorların yerineVe işte cephede en öndeVe işte savaşta dilediğim kadar şehit düşmeyiOysaki hayat denen dilsiz harabedeBendim ses olanBendim şiar edindiğim kadar ucu yanık sevdamVe yine ben:Başı dik sırtı yere gelmez olmayı dilediğim kadar Mevla’dan Közünde hayallerinKoz bildiğim tüm sırlarınKörü körüne tutulduğum karakaşlı kara gözlüHer kimse beni dolamışken dilineVe işte tüm endamımla ve de tüm saflığımlaArkamı kolladığımEn sevdiğim ise:Sağım solum önüm arkamSobe… Ne ilk ne sonÖmür yettiği kadar kaçtığımArkama bakmasam bile kovalandığımUlvi bir sevdadaUhrevi bir yolculuktaİçimde kalan ukdelerin günbegünSemirdiği bir toprak gibiBeni içine ta içine çağıran sığabildiğimden de öteGel gör ki:Ölmek için erkenSevmek için ise çok mu geç?Sevilmekle iştigalKurşundan bir asker gibiBakaya kaldığım… Eksik olan her neyseYap-boz misaliYaza yaza tamamladığım binlerce hikâyeYalanım yok hani:Bir o kadar da hayallerin anlatıcısı olduğumVe işte serildiğim o mermer rahleÖzüm ve gözü pek öykümÖnce ölüp sonra dirilere öykündüğümDingin ve de durgun bir söyleminNazarında akça pakça teninde kâğıdınKaraladığım kadar karakaşını kara gözünü sevgilininHiç mi hiç de olmadığına şerh düştüğümBeynamaz masalların en aykırı ve en uçuk kahramanıYoksa nasıl def ederdim bunca hüznü bunca belayı?   ]]></description>
<pubDate>Sun, 14 Sep 2025 16:21:52 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/cocuk-gozunde-ask/9411]]></link>
</item>
<item>
<title>EY KALBİM SANA SESLENİYORUM</title>
<description><![CDATA[  Ey, kalbim, sana sesleniyorum nasıl ki içtimada geçmekte ömür s/onsuzluğun ateşinde yandığım kadar zırvalıyorum.Mevsimlerden metruk bir hanede toplandı bakışlarım ve hüznüme renkler biçti Tanrı.      İzafi bir koşuydu oysaki yaşamakNe ılıman ne üşütenDerdest olmuş ruhların izinde yürümekOysaki ben üstüne çizgi çektim azade düşlerinAzığa aldığım hayallerin rütbesini asla bilemedimYeri geldi mi komandoYeri geldi mi sınırda nöbet tutan askerimKim olursa olsun vatan uğruna dökülen yaş ve kanNeye emsaldir ki yürek terim?İndindeyim resmigeçidinSözcükler asla değil yeknesakNe dilim bozuk ne yüreğim kirliKin besleyenleri dahiAf edebilmişken bir ömürÜtülemeden yazdığım sevdiğim de doğrudur hani Künyem kayıpİsmimle müsemma haşmetli bir yalnızlık benimkiDilediğince çağırır insanlar adımıŞerh düşmüyorum artık gecelereNöbette olduğum kadarHicreti yakındır sözcüklerin ecelime Acilen gitmeliyimAma kendimden:Kendime ettiğimin tesiri geçer mi sahi tez elden?Ezcümle aşkEziyet addedilen sevgi tohumlarıMeziyet başlığında yaşamak benimki ve sevmekİlla ki sevmek ezelden Rüyalarım dindiKâbusların dahi söndü feriFidan misaliBoy veren hüzün geçitleriAzıksa sevgi azadesiyim evreninRenklerse müşkülümAh, arada meşgule verdiğim iç sesimin hükmü İsyanı ibliseİtirazım zalimeİnzivadayım belli belirsiz şakıyan yağmurun peşindeKâh bir damlayımKâh korumKözümde saklı özümleSözlendiğim sözcüklerin peçesinde saklıGüzergâhımBelki d duvağı acılarınVarsa yoksa yanan bağrımAğrıma gitse de hayat bazenBayat ekmek dahi makbulümdürHayta rüzgârHazin iklimVe mezhebim ve meşrebim]]></description>
<pubDate>Fri, 12 Sep 2025 19:08:00 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/ey-kalbim-sana-sesleniyorum/9409]]></link>
</item>
<item>
<title>HAKKA TESLİMİYET</title>
<description><![CDATA[ Doğurgan göğün edilgen tanrısı Kelamın da yankısıDibi tutulası Kör olası hüzünVarsa yoksa hazanın hatırına işveli nazı niyazıYârin kayıp buğrasıBir türlü de kavuşamadı şehrin ve aşkınİki yakası Manalar sürüklenenAcısından ölen matemÖmrün hulasasıKayıp imgelerle yolunu bulanSefil bir duygu olsa da aşkSakince yaşamanın tek maruzatı Zıpkın misali renklerTüten dumanı umudunKayıp bir minvalde de sürüklenirKoyu geceden geçiş hakkı tanınmazken sabahaVe işte bilinmez neler yok kiHele ki uyku nasıl da firarda Müspet menfi bir sürgünKayaların ufalandığı döngününEn çok da haşmeti sevdanınKülbastı hüzünKülünden doğmakla mükellef her yeni günün ikbaliSonlanmaya yüz tutan yaz mevsiminin tek ihmaliYağmayan yağmura d/okunmak gibiAşkın hatırasıGençlikte kalsa da cakasıCebbar bir rüzgâra meyledenKarakaşın kara gözün süzdüğüBeyazın nimetiMasumiyetin hikmetiMağlup ya da galipFıtratın aşka esareti Dokunulmazlığı var madem şairinOkuyamadığı kadar yazgısındanFirar eden şiirlerin hazzındanBaşını kaldıramadığı kadar da hayattanVe işte başı dikVe işte neler yok ki bitikDünde dünden firar eden yitikGüncesinde mevsiminAzadesi sevdanınMağdur kalbindeki o devasa delik Bir hüküm ise verilen ne ki yaşamak?Bir de gıyabında savrulduğu kadar doyasıya ziynetİle örülü bağdaş kurduğu umudun ritmik nameleriBir ses bazenSuskular giyinse ne ki bedenSarmalında hayallerinGerçekleri dile getirenGardını almakla mükellefŞarlatan gölgelerden uzak aşkla hemhalHem doğurgan hem tükenenNice dilekDilemmasında şu bilinmezinTutulan nutkuna ve yüzüne renk gelen Ve işte haykırıyorumVe işte azımsandığım kadar büyüyorumVe işte bentleri aşıpBeyitlerse olmuş iken adeta sarmaşıkHükmedene itaat etmenin en naif haliTeslimiyetimle derlediğim nice şiiriEsaretin çöreklendiğiSözcüklerin yeri geldi mi yuhalandığıGöğün ve yerin ihtişamıDümendeyimDarmaduman edilmiş hislerle barışık kendi halimdeyimLakin yeri geldi mi?Aslan gibi kükrediğimİlahi Adaletin her zerresi ile öykündüğümCennetin masum yolcusuGarplarda saklı iken de aşkın coşkusuTılsımlı döngünün tek tutkusuŞiar edindiğim şair rütbemde saklıSözcüklerin can bulan ruhu… ]]></description>
<pubDate>Thu, 11 Sep 2025 17:15:59 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/hakka-teslimiyet/9407]]></link>
</item>
<item>
<title>YIKILMAZ BİR KALEYİM KALEMİMLE...</title>
<description><![CDATA[ 

 

 

 

Tıkladım dünü ve kapılar kapalı idi:

Artık hangi dürtü ise beni zora sokan ve işte istemsiz bir aşkın tekabül ettiği manevi bir zenginlik idi ruhumda sakladığım.

Dünsüz olamam çünkü dünümdesin.

Dümen başındayım ne de olsa dürzü gölgelerin ihbar ettiği, aşkın öldüğü yaştayım.

Aşk hep mi ölür yoksa aşk mıdır öldüren ve işte vecizelerin uzamında nasıl da sırıtıyor özlem.

Mentollü bir günüm bu günüm.

Belki de mesafeli ciddi bir gül’ üm öncemde yıldız anımda saklı yağız bir hüzün ve işte debdebeli aşkların mimarı iken ilham perim ve bak işte, yine dümene geçtim.

Beynamazlar tanırım her biri ucube.

Frekansım tutmaz da hani yalanların asılsız neferiyle.

Bir buz kütlesi addedilebilirim oysaki ben güneşim:

Ne eririm ne de ererim sadece aciz bir beşerim.

Gayri safi milli hasılası mı ömrün yoksa gevşeyen zincirleri mi ölümün?

Ah, be sevgili uzak dur benden alabildiğine de uzak tut yeri göğü varsın yalnızlığıma sığınıp Rabbime gideyim.

Ne ölüm ne de katıksız hüzün:

Kaç bin yaşında olduğuma da bakma hani:

Varsa yoksa bir çocuğun titrinde…

Varsa yoksa acının deminde…

Yoksa yoksa dik yakalı dik başlı bir dik açı mıyım da acıma şerh düşüyorum uyku öncesi?

Sanrılar mıdır sancıyan yoksa sancılar mıdır sanrı sandığım?

Hepi topu bir endam hepi topu bir asalet hepi topu ümidimi kesmediğim.

Kırptı beni şair ne de olsa bir diğer yanım yıldız.

Kopardılar beni kökümden ne de olsa dikenli ve toprağa işlenmiş bir çiçeğim.

Maruzatım yok hem artık bu saatten sonra mealim de yok bakma sen şarlatanların dediklerine hayli hayta bir günde demlendiğim kadar asılsız iddia ve iftiralara gözüm tok.

Elbet Rabbim benimle aşkın da bam telinde bir kuş misali tünediğim en çok da İlahi Adalete yürüdüğüm.

Kaydım kuytum.

Aşkım aş evim.

Kardım ve de gardım.

Bir Allah’ın kuluna da minnet etmediğim.

Gün kurak.

Damakta kaldı tat.

Her duygu bir şarapnel parçası bense uydusuyum umudun.

Bir parmak bal çalan da artık kimse.

Damıtılmış gölgelerden kaçtığım kadar da kendimi yakın tuttuğum yarınlarım ve kopamadığım mazim.

Eşref saatim geldi işte gecenin de bilmem kaçında.

Esefle söylendiğim sefil kalemim artık kimin umurundaysa.

Göğün süzgeç misali delik bulutlarından yağan yağmuru nasıl da özledim ve sel basan topraklara serildiğim kadar da cihandaki insan pazarıyla nasıl da eridim.

Bir ütopya ise içimden geçen ve ben:

Zekânın feraseti ile…

Ve ben hayalin tüm gerekçeleri sayesinde…

Ve işte ayaklarım yere sağlam basan ve işte gıybet dolu firarlarım kimse artık beni arkamdan çekiştiren.

Toroslardayım bu gece.

Firardayım tüm çekincelerimle.

Ve finaldeyim tüm başarılarımla.

Kimse de demesin hani, yıkıldı bu.

Kimse de demesin yakıldı ve tutuldu nutku.

Sil baştan yaşarken.

Sür git yazarken.

Tempolu bir yürüyüşten çıkıp da yola bulutlara kuş gibi uçarken ve işte dibe çöken dünün tortusu ve taziyelerimi sunduğum yüreğin dündeki korkusu:

Ne korkarım ne yan basar yan geçerim; aslıma ve özüme ve kendime sirayet edip de doğrularıma riayet ettiğim kadar varsa yoksa vakur benliğimle tek geçerim hayatı tümden gelen coşkuma temsil ettiğim asil soyuma ve tahakküm altına aldıklarını düşünseler de kendini bilmezlerin ukala sorgularında saklı yalanlarını bulup ifşa ettiğim kadar da tüm gerçekleri ben yıkılmaz bir kaleyim kalemim ile ve de inancımla inşa ettiğim…

 ]]></description>
<pubDate>Thu, 11 Sep 2025 17:15:00 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/yikilmaz-bir-kaleyim-kalemimle/9406]]></link>
</item>
<item>
<title>AŞKIN KALDIRMA KUVVETİ</title>
<description><![CDATA[  Düşlerim mi…  Düşlerim mi sihirli yoksa düşüşlerim mi?Hani, parmak arası yalnızlığın köhne duvarlarınınArdındaTeessüfle sevebildiğimdi belki de seni:Sen mizaçlı hücrelerin ve alyuvarlarınAk alnında kanayan yaralarınYamalı bir gölge misaliİçimde dışıma kapaklandığımElbet yerin göğün tek TanrısıAşk nasıl ki İlahi Adıydı Yaratanın. Makûs talihi hummalı bir gündenFirar edenMiski amber kokan annemin fısıltısıRaydan çıkan lokomotif misaliBense devasa vagonlarla hüznün peşine takıldığım… Tamtur imiş meğer aşkın şimdiki adı:Taşların zikzaklar çizdiğiGöğün neferi bildiğim mehtabın mizacıKülfeti ve kordan heceleriAdımla sanımla baş koyduğum şiirlerim iken tek reçetesiŞu yaralı ve minyon yüreğin asaletiİçi dolu turşucuk misaliAzdan çoğa yürüdüğümBir tasta saklı huzurun arka penceresiArakladığım kadar imgeleriAşkın ise şaibeli lehçesiBilmezden gelenleredir sessiz feryadım Öncem bir tümceAnda saklı muvaffakiyetlerimSarmalında zincirleme tamlamalarınBaşa çıkamadığım değildir hem deHem mazlum hem mahzunHem de dirayetli içimde sönmek bilmeyen o yangınTek kıvılcım iken istikametimSonlanmaya da yoktur tek mazeretimBir b/ölü ikilerde tutuklu kaldığımArdışık bir hüzün giriftiAsalak zalimlerin manidar gülüşleriMademki son güleceğimAzat edilesi ruhumdan da mı ansızın firar edeceğim? Bir bilinmez daha indirdi kepenkleriYoktan var edenin tembihli kudretiAlaşağı edilmiş bir duygu familyasıMantık ve aşk üçgenindeSeferisi olduğum duyguların ümmetindeÖzümsenmekten yola çıkıpVarsa yoksa kendime varamadığımUsuldan bir yargıÖzelden gelen o farkıAzı dişi imiş meğer sorunların son maruzatıHem çürükHem uzakHem de zarar ziyanGölgemle el sıkışıp da yaklaştığım o darağacı. Lehçesi munis gülüşlerinLahzası kayıp muzip sevinçlerinKayrasında saklıKasıtlı kasıtsız sevginin tüten dumanıHamt etmekle iştigalKuytularında ömrünHayta sevdaların da direndiği kadarAza şükürİfrata engelÖnsezilerin rüzgârı ile hemhalVarsa yoksa aşkın kaldırma kuvvetiZora girdiğim değil asla bir masalMisal vermedenÇaputları çözmedenÇıngar çıkaran iblise ilişmedenManen huzura erdiğimAklımın estiğinden de öteNasip kısmet işleri imiş bunlarNe kadar sökükleri diksem deDikiz aynasında hayallerinNeferi olduğum kadar sonu mutlu biten Tüm hikâyelerin…Kâh masal kâh şiirKâh aydınlık kâh zikirKâh duygu kâh fikir…]]></description>
<pubDate>Wed, 10 Sep 2025 18:06:51 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/askin-kaldirma-kuvveti/9405]]></link>
</item>
<item>
<title>VARSA YOKSA  ANNE DUASI</title>
<description><![CDATA[Gömülü bir çividen çok fazlasıHayli edepli alabildiğine nazlı…Kerevete çıkan büyücü kadın ve ölü şarkıcıBir uzam ikenBir yetide saklıYetim ruhumun kalburüstü dualarıFırından çıkan sıcak ekmeğin de kokusuArdışık düşlerim…Ah, be anne:Gözlerim nasıl da yolda kaldı… Kem küm eden bir sihirbazRütbesi hayli kirli ruhunda saklı nazArşı alaya çıkan haşmetli bir duyguÜtülü ruhumun dibe çöken tortusuÖncem ise anda saklı,Önü alınmaz bir istek varsa yoksaAnnemin duaları… Şimdim ise yolda kaldıFarazi bir iklim olsaydı keşke hazanAfaki gölgelerin savruk dansıKaranlıkta oynaşan gölgeler misal…Bir duygu iken yoksa yaşadığım mıdır sadece bir hayal? Arşın sonuArzın tutulan nutkuMiadı dolmuşsa ne ola ki?Zar tutan kadere mi yanayım?Zılgıtlara inşa edilmiş kederde mi yakayım gönlümü?Yâdında mazininYampiri sevgilerin ikbaliDoğruya doğru:Kilit vurduğum s/onsuzluğun kuytusuGel-gitler ve seyrindeyim evreninKıblemde saklı hatırşinas düşlerimBir beyitBelki de rant kavgasıİdamesi engelli, ketVuran mevsimin tayfasıÖlülerden bozma bir çelenkYaşamaya ne mi gerek? Hüzündür tortusu dipte…Ah, be anne sen de mi resti çektin dünyanın afaki işlerine?Ne işveNe eda ne nazNamı almış yürümüş bir kereVe işte adeta haylaz bir çocuk gibiAzığa alınmış bir geminin ise kırık dümeniTozu dumana kattığımdı tek gerçek dünde kalanTozlu rafların her biri darmaduman… Bir kitap…Bir de saksıHani içine gömdüğüm ölü düşlerin kulaktan gitmeyen yankısıVe semiren nidalar…Ve sararan tüm yapraklarTümden gelen hicazKul dediğin alabildiğine acizKül dediğin saf tutan bir umutDoğacak olduğum kadar küllerimdenZihnimin külliyesinde saklı adeta devasa evren Ne hazzı dününNe de hası döngününOlmazı olur yapan nasıl ki yüce TanrıVe işte gardımıAldığım kadar alacaklıOlduğum gaddar mevsimdenNeyse payıma düşenBir iki ve üçAlabildiğine meşakkatli bir ömür yaşamak nasıl da güçLakin gücümüAldığım sadece maneviyatGücüme gidense yaptığı atar ileAtar damarımın zirve yapmış yanık tenindeGüleç bir şarkı arz ederken kâinat… Gün bu gün elbetKat izinde kıtlıktan çıkarcasına sevdiğim halk dilindeBelki var belki yokAnonim duyguların o tok sesindeVe işte asker adımlarında yalnızlığınTürkü yakan bir zemheriCebbardır yüreğimCihattır tek dileğimCivanım ve şiarımÇatık kaşlı Eylül ise geldiğinden beriŞiirlerdir beni baştan çıkaranCilvesi ve kekremsi sevgisiTepeden tırnağa beni nasıl da alaşağı etti.]]></description>
<pubDate>Tue, 09 Sep 2025 17:20:57 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/varsa-yoksa-anne-duasi/9403]]></link>
</item>
<item>
<title>ŞİİRLER VE SEVDADIR YÜREĞİN EFENDİSİ</title>
<description><![CDATA[  Azat edilmişliğin duasında saklı mevsimHer ekin vakti yola düşen kelamın yetim nesriNeşreden günden yağan devasa rahmetiİçine tek nefeste çekmenin özlemiYetemediğim yatıya kalamadığı mutluluğunBozguna uğramış yufka yüreğin devasıNerede saklı kim bilir nerede? Yatışan iç sesim derince içimi çektiğimAlazı göğünAlabora olan sözcük katliamıİzini sürdüğüm değil sırların sektiğiGizini ummanlara serdiğim ömrün yetemediğiYetkin değildir kimi zaman insanYaşı kemale eren düşlerin uzamında saklı ihsanGökteki sarkaçDerindeki sarnıçHüzne bulanmış bir öfke diri yüreğin dirençGösterdiği gecenin ve ömrün rövanşı Asılı kaldığım esintiDermanı yitik bir söylemSeyyah gölgemle konuşlu olduğum kuğu misaliSüzülen benliğimSarmalında sevgininDirayeti yitik değil asla sönmeyecek de yüreğin feri Fettan imgeler kuluçkadaŞahlanan duygular az da olsa rötarlaErebildiğim hidayetin rahmet dolu sağanağıHer zerremle ait olduğum sadece Huda Bir iklimBir indirim adeta duygularınKöpürdüğü ırgat yüreğin yolcusuHüzün kasabası yaşadığım şehrinHazan yüklü rahmetin rağbet bulduğuYerin efendisi çiçeklerGökte saklı binlerce huzmeEmsalsiz bir coşkunun tinindeKanıksanmış acılar aça aça çiçeklerinAçmaza girdiği mevsiminAymazlığında yalnızlığınŞüheda düşler bir ritimEsvabı yırtık dilencinin direttiği acılar Metruktür da hani kiminin yüreğiYasladığı başını karlı dağların yamacındaSeken bir keçi misaliİnatlaşan sevdanın hazzı Haiz olduğu yalnızlığın şahidiBir bilinmez her tükeniş yeni bir başlangıçBir gizem tamburu kayıp sanatçının duasıNey sesinde saklı huzurHutbelerin gizinde özündeNe ki ne yağmalansa yürek?Kekremsi sessizliğin semadaki esintisiEser de eser mizacında saklı şairinŞiirler ve sevdadır, yüreğin efendisiKanaat edilesi hayatın özetiKanatırcasına yazılan şiirlerin bestesiDalgındır mizacı kimi zamanDalgalanmasa nasıl durulurdu bunca duygu bunca heyecan? ]]></description>
<pubDate>Mon, 08 Sep 2025 17:59:53 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/siirler-ve-sevdadir-yuregin-efendisi/9401]]></link>
</item>
<item>
<title>MURADI NEYDİ SAHİ ŞAİRİN...</title>
<description><![CDATA[   Düşlerdi yoran, düşlerdi yordadığı mevsimin.   Kıblesinde yaşayan aşkın sihrine düşkündü geceGecenin sandalı ve sancağıBir isyansa iblisin feryadıAşka küsen iklimdi geceden güne sekenO kör kurşunİzafi gölgesi ölü nefsinBasireti bağlanan bir hıçkırık belki deKırlangıcın son uçuşuPervazında beklediğim mutluluk sandalıKavislerinde şah imgeler atağa kalkanMuradı neydi sahi şairin?Kimliksiz ve atlas yorganına saklanan bir ışık gibiAh, o vaveyla sökün eden ansızınAh, o hurafeler asılsız ve yanıtsızKaldırım kaşlarına konan çamur gibiİçine düşülesi batak neydi sahi?Ne de olsa elinin kiriKin tutmadığı kadar kimseyeBir feryattı şekillenen kalemin mizacıHer hohladığında camıHer hayretinde açılan gözleri geceninG/özlediği kadar yoluna umut ektiğiSabır biçtiğiŞehla gözlerine ufkun konan hüzünMeali ömrün kimi zamanBir var bir yoktu eşkâliİçerlediği hıçkırıkBoğazıydı madem düğümlenenO kor heceler esefle ütülediğiYüreğinde kerametSayıkladığı her ünlemÖnemsediği kimseFıtratına hücum eden isyanı eşrafınınS/özlendiği şiirKoyulduğu yolKonduramadığı bir sıfat belki deKoynunda mevsiminHer açan çiçekte saklıydı işteAşkın ve inancın mukadderatıElbet çıkacaktı ferahaUyduruk sevgilerden ne düşmemişse payınaLayığı ile sevmekti şaire yakışanBir o kadar hüznün girift çehresiBir sandık dolusu sır ve gizemAh yüklü kozasındaLal satırlardan alıp da öcünüElbet efkârını yüklendiği her heceBelli ki makûs talihiydi ona kol kanat gerenRabbinin nezdinde tüten yüreğiAşka binaen yaşadığı ve yaşattığı kadar umuduSancılı şafağın hümayunu idiAz sonra sereceği o kilim kiYalnızlığın kefeniydi aslında yazdığı her şiirAsli görevi illa ki sevgiBir maruzatı olsa da olmasa daSaklı tuttuğu kadar saf yüreğinde…]]></description>
<pubDate>Sun, 07 Sep 2025 09:43:23 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/muradi-neydi-sahi-sairin/9399]]></link>
</item>
<item>
<title>AŞKSA FITRATA EN YAKIŞAN...</title>
<description><![CDATA[Hüzün, bir redifti tamamlayacak olan ömrü ve katıksız sevgi idi muadili, renklerse özgün ve coşkulu tıpkı aşkın rabıtası gibi…   Ah, o serildiğimiz iklimNazı tükenmek bilmedi yârinSözcüklerdi vakur bazen ç/engelliVurdumduymaz rüzgârın uçuşturduğu perçemiHani karın yağdığı bir telDuaları katıksız hüzünle dillenen gölgesinde dahiSaklı iken özlemiSonsuzluğun sinyaliElbet hükmeden YaratanAşkın yüzü suyu hürmetine değil miydi O, Bizleri yaratan tecelli? Vuku bulmazken kimi zaman kavuşmakKıtalar aşan bir seyyahın gizemiRenklere düşkünEn çok beyazın ve masumiyetin temsil ettiğiAk alnında yaşarkenBir muafiyet ki yürek, aşkla coşarken. Kıyısı değildi ömrünDibinde saklı hüzünHer dibe vurduğunda insan,İhlasla eren hidayeteYaşadığından öte yaşattığı aşk ve melankoli. O meddücezir kiFirarı yaşın ve yasınZemherilerde solan hükmü gibiNazenin gelinciğin soğuğa isyanıTutulası her nöbet ellerin izinde saklıTebessüm misaliİhmali dünün ve öykününMutlu sonla bitmezken meali. Hüzne biat ırmaklarİradesi ile sınanan kulun isyanıdırKimi zaman ellerinden kayan ömrünİhlaliEn çok da değişken mizacı mevsiminUzun ömürlü olmadı gitti özgürlüğe düşkün yüreğinSabırsız mecaliSöylenceler uçuşanAşksa fıtrata en yakışanKopuk teli sazınDüşkünken mızrak hüzünlü notalaraDüşmezken de sevgi gözünden rahmetinSancılanmış günün son hecesiYakışan geceye varsa yoksa şairinDilinde saklı bir özlemYazmaya durduğu şiirin her hecesiElbet azalır da azalır yükü kaleminMeylettiği o ulvi ışık kiYoktur huzurun başka çaresi:Sevmek elbet en ihlaslı seçenekAyakları dahi ansızın yerden tek kesecek.]]></description>
<pubDate>Sat, 06 Sep 2025 10:20:50 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/asksa-fitrata-en-yakisan/9397]]></link>
</item>
<item>
<title>ŞAŞKIN LEYLA'NIN NAZENİN ELLERİ</title>
<description><![CDATA[  Eylemsel bir durağanlık, Köknar katlarında selamlık Aşkı hibe eden bir yakarış; Menevişler ulu Gövdesi çatlak Gözleri buğulu. Sözcüklerin çıtası yükseldi yükseleli Daha çok sever olduk şiirleri. Kardıkça gizemi Endamlarımızı yitirdikDevingen çan eğrisi ve süklüm püklüm güneş. Buyruğu atıl bir yürek devinen akasya ağaçları.Haşmetli çınar eğrisiAğaran şafaklarıElzem bir düş belki deDüşe kalka gördüğümüz her çehredeSaklı şiir. Yitik tebessümMahzun yakarışDevasa bir vaveyla tok gözlü yıldızın serzenişiYoktan var eden İlahi GüçKanatlandığımız kadar esiri idik gök kubbenin. Yandık yanalı alametifarikası aşkınDibe vuran her ışıktaKıldık yatsıyı.Duru teninde aşkınÖlümün dikenleri idiVurgun yediğimiz gecede kotardığımızDüşlerMelun mahzun sevmiştik deDüş irisi gözleriŞaşkın Leyla’nın nazenin elleri. Uğurladık da mevsimiGün batımı Güz bakışı sevgilininUğuruyduk oysa yalnızlığınDilediğimiz kadar yakardıkYandığımızdan da çok âşıktıkSehven yenik düştüğümüz o misafirEla gözlerinde yalnızlığın. ]]></description>
<pubDate>Fri, 05 Sep 2025 17:40:43 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/saskin-leyla-nin-nazenin-elleri/9396]]></link>
</item>
<item>
<title>HAZAN MAKAMI</title>
<description><![CDATA[Bir düş kırıklığı adeta mevsimin yobaz tanrısı Hükümranlığında hüzünde saklı kıblesi İmkânsız iken tahayyülü düşmek bilmezken yüzümden, Yüz görümü bir sevinç ekledim Hulasası ölüm densiz mealinde yalnızlığın, Seken kırıklardan inşa edilesi Tahtı mevsiminTarhında kimsesizliğin Yenik düştüğüm kadar şiire Yaralı mezar taşında Saklı tutulası ismi şairin… Hangi renktir şiirin gözüne düşenHangi sestir yalnızlığın tüy diken sureti…Nemli yazın nedamet yüklü baharınTensiye ettim geride kalan tüm mevsimleri… Öksesi uçurumunÖfkesi kirli sakalına doğan güneş gibiSinekkaydı seyrüseferiŞehrin bir içimlik canı kaldı kalalı gerideYan basan düztaban bir hüzünKolluk kuvveti niyetine gizinDerme çatma kıblesi sessizliğin Semiren seğiren gözlerinde ölümünDikiş tutmaz söküklerineYabancı kalamadığım zamanın bildirgesiHa bu gün ha yarınÇatısı akan sefil notaların uçuşan fevri gölgesi Varsın bir yitimVarsın bir gizin devamıKılı kırk yararcasına sevmek nedir bilir misin?Demli mevsimin deli dolu cüssesiDefansı göğün göçük altında kalan dizelerin dizilesiBir makam mıdır yoksa hazan?Soruların alt geçidinde doğan ansızınHızına hazzın haiz olmanın ötesinseBir misafircisine kale duvarların değen yüzüm gözüm. Telaşla ördüğüm gizinTebessüme muhtaç serveti adetaKıyasıya güneşin keyfini çıkaran kum tanelerineDelişmen ruhun feryadında saklı olsa olsa kozasıDidindikçe yaşam adına adını unutanlar güzergâhıŞehrin orta yerinde dikili bir sarkıtRakımı hüzünle ölçülenRengi soluk bir sitemRabıtası bazı bazıKefen bezine dokunan ellerinde ölüm meleğinin…]]></description>
<pubDate>Thu, 04 Sep 2025 17:48:31 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/hazan-makami/9394]]></link>
</item>
<item>
<title>İLAHİ AŞKIN TOKMAĞI</title>
<description><![CDATA[Hangi düş’ün sarmalından firar eder aşk?Hangi göğün kopçasıdır bulut?Mevsimin nazına yakalanan bir bakışEn çok da uçuşan perçemi ömrünKayıtsız bir rüzgar da olabilirsin hani:Kancandan sarktığın bir arazFerinde yangının deryalar aşan o bitimsiz niyaz… Sözcükler renksiz ve sessizKılcalı aşkın hatırına düşler kurduğunBir pervazHani sancılı göğün kavşağıHani örtülü gönlün duvağıHani seyyah yüreğin de İlahıElbet aşkın dokunulmazlığıErmeden nihayete bitmekse ömrünHala kalan son kırıntıları hüznün Kefesinde saklı huzur, aşkınDiğer kefesinde sabrı katık ettiğin kadarŞükrün mealiİçine çektiğin en derin nefesBazen dokunduğun tek zerresi umudunŞerefesi mevsiminEn alasından ömür değil de son dilediğinKaynarken için alevlere teslimMuadili ömrünKardığın yalnızlığa elbet düşkünsünEn çok da kalabalığın sessizliğine iz düşenBir sözcük gibiCan havliyle el uzattığınKala kala bir başınaBunca zaman kanadığın yetmedi mi? Kanmaksa cihanaKararan göğün peçesine saklanan bir duaEdimlerinde kıtlıkSözcüklere hoşlukYarınlara hürmetEttiğin cefasına tanık iken çektiğininRabbinin eşliğinde ummanlar içtiğinO sevgi,Ah, o sevgiKıpraşan bir gövdeKasıtsız sevip yaşarkenİçinde saklı huzme Edindiğin mertebeKulluğunu ifa etmek ne ki?Salındığın acı dergahındaKünyende saklı adın olsa daİçindeki niyet ve meziyetElbet saklı O’nun katında. Özrünse yalnızlıkÖzünse aşk ve nazın niyazınÖn sözü şiirin neye delaletHala içinden dönendiğin şu dehlizElbet açılacaktır son andaBeklediğin o kapı kiElin elbet İlahi Aşkın tokmağında.Varsa yoksa cennet bellediğinBitimsiz hasretinHuzura, Mevla’naHala gün yüzü göremediğin bir dünya olsa daBekle sadece bekle doğru zamanıAsla batmayacak güneş de saklı olduğu kadar daYüreğin otağında…]]></description>
<pubDate>Wed, 03 Sep 2025 17:13:23 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/ilahi-askin-tokmagi/9391]]></link>
</item>
<item>
<title>AH ETMEM SES ETMEM</title>
<description><![CDATA[Düş taksimlerinde b/ölündü gizim bir rengin daha asasını saklı kıldım şiirin izinde şehrin kuytusunda sevecen değildi artık mevsim. Ulemasıyım acıların Hamt ettiğim kadarımNe bir fazla ne bir eksikSöylencelerin nazarında çırpınan bir v/edayımMil çekilmiş gözlerinde şehrinDolaşan kara bulutların bandığıYarım yamalak bir sevdayım Andığım kadar dünümüGünbegün daha çok severken ölümüReçinesinde gününBir b/ölüHüznün uçuşan külü Azığım.Azaldığım da doğrudur haniÇoğalan semanın kara bulutlarıŞiirden çok şehre ve Rabbine sevdalıTutulmuş nutkunda yüreğinTutkun da değilim artık hayataCebelleştiğim her yeni günDevinen sözcüklerden medet umduğumsaYalandır artık Kat izinde şiirinKardığımdır önüm ve uykumB/ölünürken her saat başıSancılı kıyametin alametifarikası Hazzın değilHaizi olduğum söküklerimle hemhalFaizini ödediğim bir sevgidir benimkiVarsa yoksa hüzünle iştigalPekişen bir servetse babadan yadigârKıtlıktan çıkmışçasına sevdiğim şu evren şunca insanİsyan batağında devirirken putlarıGönlüm nasıl da ölüme kayar Kayrası ıssızlığınTebeşir tozu yuttuğum da doğruKel alaka yalnızlığımın ruhuSadece bir taslak mahiyetinde şiirTasası ne de olsa bana düştü hayatınDerme çatma kalemin g/izindeBir belirteç ise İçimden geçen her imge Renklerin h/asıKayıp asasında saklıyım şehrinAcının derdin tasasıHazzı ölümün devasa bir rahmette saklıYeniden doğuşumun masalı Ah, etmem Ses etmemHer suskumda yanımda TanrıPes etmem bazen devasa bir es veripHacmini kolaçan ederim mabediminHavsalamdan taşana rağbetimKelamın hazzıdır güftesi yüreğinVe o sessizlik:En hazin beste uzamında kâinatınKayıt açtığım her yeni günMartaval okusa da kâhin Mevsim suskun tek nefeste içime çektiğimMeali ölgün çektiğim her resmimÇekmecemde saklı hikâyemBir şiire de aldanma asla senDerme çatma bir kulübe değil aslaYalnızlığın verdiği hazlaKayıp bir minvalde estiğim kadarİçime sığamazken delişmen rüzgârVe işte bir kat daha çıktım kadereKat izinde sevgininBoykot ettiğim yalan zikrineParmak bastığım alacalı bir hayalSağdıcım kalem göğe takılı bir meal     ]]></description>
<pubDate>Tue, 02 Sep 2025 20:24:18 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/ah-etmem-ses-etmem/9390]]></link>
</item>
<item>
<title>SADECE O'DUR o, HER ŞEYİN SAHİBİ...</title>
<description><![CDATA[  Muğlak bir tanı belli ki kimsesizliğin tanrısı iken hicran, aşka ve bulutlara teğet geçen bir mevsim.   İkbali ruhun ve rüzgârın esintisiNasıl ki soğuk ve buz tutmuş elleriÖlümle eşleşen bir ömürBol keseden sevse de yüreğin tesellisiSadece ve sadece O’ndan beklerken rahmetiKavisli yollarBuhran dolu ömür ve kaderManidar bir hazanSemazen kalbin titrettiğiÖmür ve ölüme rağmenGöz kırpan hayallereUmut teknesiFakir benliğin tek tesellisiYüce Rahman katıksız gücüGöğün indindeYerin dibinde yaşar kimi insanMazlum ve mağdurİblisin kinayesinden alabildiğine uzakİçine düşmemesi gereken bir tuzak elbetKahır ve matemKamburu sevdanınÖzlemin yankısıMeramın zerresiKavisli bir mezarGirmeden içine yaşarken basarAfakanlarGönlün beyhudeHazzın semasındaHaiz olduğu sadece iman gücü beşerinÖyle ki sonsuzluğa tekabül edenTek hecede saklı Yalnızlığın alfabesiVe o aşk kiO aşk…Rabbine sevdalı yalnız bir başakBaşat gölgelerBasan hüznü içinde barındıranEfkâr ve meltem ve matemHin ve cin ve bir recimSoyutlandığı şu evren denen mekânSomut bir iz addedilenÖmrün lal alfabesiKimse kıt kanaat sevenAzgın ruhlardan dökülenHer isyanRahmeti bahşeden duyulan büyük şükranMazlum bir yandaŞeytan ve misli müridiİhanetin elbet belgesiRabbe şirk koşanlardanAlabildiğine uzakVaracağı noktaVarmakla iştigal sonaYoktan var edene tapanMazlum masum yüreğim sevdasıMeramı tesellisi saklı sadece Allah katındaİfası değil iması değilİmha etmek adına kederi ve yaşatılan nefretiAlabildiğine sevgi doluSadece O’dur O, her şeyin sahibiTek zerresiyle sonsuzluğa tekabül edenHer insan iman gücü ile o muğlak sona koşanO’dur yar ve yardımcısı mazlumunKöpüren öfkesinden mahrum kılınmak adına karanlığınKopan ansızınKürediği kadar ömrü sabırlaKabrine yakın bir dua ve işte metanetin tecellisi…]]></description>
<pubDate>Mon, 01 Sep 2025 17:56:48 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/sadece-o-dur-o-her-seyin-sahibi/9388]]></link>
</item>
<item>
<title>MUTLULUĞUN MEALİ...</title>
<description><![CDATA[  Düş iklimlerinde metruk gölgelerİzini sürdüğüm aşkın reçinesineYapışan ellerim kayıp sesimin deİçinde saklıydı gizemSarkıtların girdabındaGörkemli bir vaveylaÇat kapı aşk tıpkı soluğunu tutanYabancı bir güfteİri gözlerinde aşkınKaybolan titrek benliğimGönül gözünde bir yarıkFıtratı belirsizliğinŞükür ki vardı bir bilenBeni daha iyi bilen bendenSözcükler nakkaşı mevsiminSür git hezeyanlara kapılan serkeş yüreğimKordandı satırlarKör yetilerimle bilediğimHer rengin de iz düşümüKaranlığa nispet eden el feneri mevsiminBir sefil kuş ki s/üzülenGözlerinden ettiğim yeminlerinEn aykırı gölgenin dahi payidar olduğuOysaki insan değil miydi zaaflarının esaretindeŞakıyan kanarya misaliHer yitiminde gününÖğün atlayan sözcüklerinVe işte bir içimlik şiirlerden de fazlasıAh, yetemediğim cihanAh, farzı muhtemel bir kıraç nota ki Nokta özürlü ömrün fermanıDinmek bilmeyen feryadıEsir düşmüşlüğün hicabındaKaykıldığım zeminBaşa alıp yeniden döndüğüm eksenYüreğin azat edemediği nice sitemEn aykırısı sözcüklerinBir bir basamak atladığımDevasa bir merdiven ki Çık çık varamadığı çatısı mutluluğunHer girdaptan kaçışımEfsunlu sözcüklerle izdivacımNihayetinde esip dinen melteminSihrinde dona kaldığımNasıl da aşikârBir de payidar olsaydı yaGidip gelmeyenlerdenDüşen payımaBazen acının bazen yalnızlığın hatırınaHer çaresizlikte sığındığımİlla ki RabbimGörünmeyenin de meali elbetKaderin teessüf ettiği bir yeminÇarpılmamak adınaGidip de dönemediğim her çıkmazdaNazenin yürekBazen kaybolan huzura dair dilekŞimdilerde peşindeyim kendiminGel-geç de değil ömür haniAh, en çok da yanarım yanarımKıymetini bilemediğim gençliğinDikiş tutmaz bir sökükSökün eden acılarınYâd ettiği bir iklimEn çok da ırak olduğumİfşası ise hüznünKapıp da koyuverdim bir kez gözyaşımıYasın da izafi tufanıHala bulamadığım meali mutluluğunSevmekle hallolsaydı keşke tüm gizin… ]]></description>
<pubDate>Sun, 31 Aug 2025 11:24:41 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/mutlulugun-meali/9386]]></link>
</item>
<item>
<title>ÖZGÜR OLABİLSEYDİM KEŞKE...</title>
<description><![CDATA[    Örülü bir sağanaktı adeta o damlaların vaveylasıKundaklanan dalgalar misaliOysaki bir zerrenin müdavimi idimYasım, yaşım ve telaşımZehrolan günde saklıBir kuytunun da arazıHükmeden kaderle iştigal sehven ölü olduğumÖmrün açmadan solan her goncası. Verilen emirlerdi belki de beni ayakta tutanÖzneme sinen özlemin bakracıLatif yüreğin debdebeli nazı niyazıİnadın hüküm süren gece ve yalnızlıkRenkleri boğan sisi gibiSihrine yenik düşülesi aşkın tek maruzatı Günü b/ölen her heceDudağımda saklı bir gizinAçmaya dair kapısını mutluluğunBakir ovalara serpilen tohum gibiEkip aşkı rüzgârınaTeslim olduğum zamansız bir vedanınHali hazırda sunduğu buse nazarındaDokunmaksa aşka ve yüreğeElbet şiirdi gözümü sakındığımElbet hüzündü bohçamda sakladığımGel gör ki; kimi zamanGaipten gelen bir coşku ve heyecanYarıladığım yoldan ne miydi ardımda kalan? Azımsanan varlığımKilit vurduğum yüreğin kırık sazıHala gülümsemeye vakıf bir sızıOlsa da arda kalan günün neşriyatıBukle bukle dizelerTitreşen imgeler kadarÖzgür olabilseydim keşkeEn azından yazarken, severkenŞükürler olsun içine düştüğüm bu ateşe.]]></description>
<pubDate>Sat, 30 Aug 2025 11:02:47 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/ozgur-olabilseydim-keske/9384]]></link>
</item>
<item>
<title>GÜN BU GÜN, AZİZİM...</title>
<description><![CDATA[  Temkinli sevdiğimi kim söyledi ki? Öncemden firar edip de yakaladığım zamanın ucunda saklı iken alın terim ve işte dağılan mikado çöplerinde saklı o zemin: devasa bir kehanet bazense sıdkı sıyrılan rehavet en çok da çömdüğüm yalnızlığın kibrinden sıyrılıp da sevgiyle saçlarını ördüğüm kaderin tevazu yüklü gölgesinde uçuşan buselerim gibi ne buz kestiğim ne de sevgime ket vuranlara dahi sitem ettiğim…   Ve işte alametifarikası sözcüklerin…Göğün tamburi gölgesi;Yerkürenin afaki bestesi:Hazana yürüdüğüm Ağustos’un zirvesiNakşeden bir duygu ki sevgiNükseden her kalp çarpıntımıÖzenle taradığım kadar sevdanın saçlarınıÖykünmekse aşkaÖldürmekse nefreti ve zulmüBekası gününDolduruşuna da gelmeden zaliminBir bir kök saldığımAşkın kirvesiVe işte beyitler aştığım…Ve işte bentlerden sarktığım… Hummalı bir coşkunun da arifesiAdeta bayram ettiğim çocukluğumdan kalan bir anıO an ki:Anılarla dolu iken de maziEn asil duygu iken de bende kök salan bu asi sevgi. Bir dua…Bir duvak…Ve duayen renklerin açmadan solanHatmi çiçeği:Öncem beyaz,Andaki turkuazYarınlarsa bazen pembe bazen sevdalı bir neftiEn çokla en azın buluştuğuNeferi olmakla gurur duyduğum en ulvi hikmetiBahşeden Rabbime duyduğum bu aşkaGönül koymadan da eşe dosta Zarif bir terennümSafi gölgemde saklı azımsanan gücümYere göğe şükrettiğimYâdında sevdalı dünümünGönlümde saklı surlardan firar edenÖmrümünKutsandığım kadar da gönlümünNuru:Gözümün suruAşkınsa katıksız huzuruSancılı ve sanrılı günlerin son bulduğu… Eşkâli kayıp bir mısrada ise kendimi bulduğumAzık ve de ayrık otu sözcüklerin ansızın vuku bulduğuVe işte şaşalı bir şiire daha öykünüpVe işte şiveli sözcükleri gömüpVe işte en asil telaffuz ileİstanbul TürkçesindeZarif bir teselli babındaŞehrin de alametifarikası iken Yeditepe’nin zirvesindeDoğan güneşe D/okunmak babındaNeşrinde hayallerinNesrinde yazılası şiirlerinEn heybetli hikâyesi ikenBilinmezin g/izinde… Dur durak demedenSevebilmenin güncesi ve yetisiYetim yüreğimde büyüyen filizlerin nüktesi Aldığım nefesiVermekle iştigalRabbime şükre biatBir hazdır ki yeniden doğabilmenin ukdesiAşk…Nasıl ki şiarım…Özlem nasıl ki içinde saklı yaralı miladımın…Öznemle sakitÖzverimde vakitli vakitsiz sevdalarımınMedarı iftarıAşkın gölgesinde dahi can bulanVarsa yoksa gelecek baharların ihbarı:Mademki gün bu gün azizim…Mademki bu sevgide saklıdır dinmeyen hevesim…Mademki aşk yoldaşım;Mademki diz çöktüğüm kadar da şiirlerimdir solmaz ışığım… ]]></description>
<pubDate>Mon, 25 Aug 2025 08:41:40 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/gun-bu-gun-azizim/9381]]></link>
</item>
<item>
<title>BENDE BU YÜREK OLDUKTAN SONRA</title>
<description><![CDATA[  Düşlerim tekil, hafız asparagas sevginin yürek burkan titri gibi.Misal mi?   İçimde kamaşan dişli sevgimin mealiBir içim su iken de aşkın muadiliÖlümsüz bir serenatVe ölümlü kırlangıçAşkın mehteriYalnızlığın ikbaliGöz göze değmeden sevebilmenin imkânsızlığında dahi:Ah, be hafız:Bir de yok mu şu düş izlekleri? Hani, mehtabın mavisi…Hanidir batmayan güneşin hatmi çiçeği…Bir de tek kıvılcım sonrasıAnsızın bastıran yağmur sonrasıSönen yangının tek muhalifiNe de olsa içimde dinmek bilmeyenBir ateşin sönük ferinde gizliSaman sarısı saçlarında evreninYoktan var edene duyduğum sonsuz ve ılık sevgi. Kimi insansa renk körüKimisi ise almazken sevdadan nasibiniÖyküler ve şiirler…Dinmek bilmeyen bir zelzele ve nice artçısıŞafağın öncüsüYakamozların sonlanmaz ç/ağrısıTerennümler ve hıçkırık:Latif bir melodi ve boğazımda kaşmir eşarpBoyunduruğuna asla girmediğim nefret ve hicapHicvinde hayatınHazzında duygularınMotiflerin esintisiHele ki bir düş mağduru iken içimde dinmek bilmeyen esinti. Bir köknarBir de sevdalandığım yar:Nice masal nice şiirGöl kenarında sonlansa keşke ömürGel gör ki çöl kuraklığında şehir…Işıyan gözlerinde Yeditepe’ninAşkta dahi şarlayan kuduz köpeğinMuhabbet ehli kalemin neferiAşkın muadili mevsimin ise zımba iken yüreği… Göğüm.Ömrüm.Emre amadeyim.Aşkım.Sonlanmaz közüm:Ve de yazmaya doyamadığım öykülerimNe mundarNe yalanNe de kararır yüreğimNemli göğün açmaya doymayan çiçeğiyim:Kâh karanfil kâh gül’ümKanaviçelere serili külümMelankoli ve hüzün ve sevgimKayrasında bilinmezinEsir düştüğüm şehrinAlacalı bulacalı müdavimi… Azar yüklü dünümÖykündüğüm tek ülkümVe ülkemVe dini bütünBir neslin nesriAşkınsa nazımda saklı dizeleriKaynayan yüreğinKamaşan gözlerinBelki de tek ve sihirli çiçeğiŞimdimden mustaripYarınlara kefilimEn çok da öykündüğümMutluluğun içimde saklı kürüKörü körüne sevsem ne ki?Bende bu yürek olduktan sonra…  ]]></description>
<pubDate>Sun, 24 Aug 2025 17:18:39 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/bende-bu-yurek-olduktan-sonra/9380]]></link>
</item>
<item>
<title>GÖLGESİ DAHİ YETER ANAMIN BABAMIN...</title>
<description><![CDATA[Tekbir getiren bir isyan olmayı istemedim ben:Şerh düşülesi o coğrafya ve körkütük imgelerRuh ise can pazarında…Atıl bir kumpanya beti benzi atmış çölün dul yosmalarıAkla zararRuha ziyanNa’şında saklı dünün Ölü gömücü idi aslında revnak yıldızlarYosun tutan mehtaba bir de kuytuda kalanO yalnızlığaHasbelkader sevgiye düşkünHanidir kepenkleri inik yüreğinÖlümüne sevmekle iştigal gönülMevsimlerden hazana dönük yüzümHele ki yok mu o gaipten gelen yankıMavi tabanlı bir yamaYâdında dünün küskün gece Yeşeren yapraklara dönük yüzümYangın öncesi külÖlüm sonrası ise yitik gönülMeddücezri içreAşkın kıblesi varsa yoksa secdedeYağmur misali bir mısraın özlemi ileYanık duvarYansız rotaYandan çarklı bir misyonDebdebeli bir isyanDavul zurna eşliğindeMezarı kazılan o sübyan Şimdimiz metruk be, hafızYazgımız yangın yeriYarınımız külfetliVe işte hengâme öncesiSuskun bir niyazSevecen nazSevdalı mizaçHükmedene dönük yüzüm Sihirli bir d/okunuş misaliSiması tanıdık bir masalıNasıl ki giydik kuşandık uyku öncesiNüvesi aşkMeali şafakMüstehcen olmayan bir aşkaMuadili yankılı bir şamataHüzne biatKölesi, kundurasıKelaynak kuşları topa tutan bir teferruatSom altınSon mizaç.. Devrik bir cümlede kıtalar aşan şairGölgesi bile yeter sevgininŞimal yıldızına kapılmış olsa bile mehtabınTutuşan etekleriHep mi turuncu?Hep mi geçkindir kadının yaşı?Bir mihenk taşıBir de miladi o firarıMesken tuttuğum kadar yalnızlığın son reveransıKâh öykü kâh şiirKâh öldüren kâh güldürenKâh katıksız nazıKâh sapla samanıAyırt edemeyen değildir de kalemin nazıNüansı ölümNakşedene düğünGölgesi dahi yeter anamın babamın… ]]></description>
<pubDate>Sat, 23 Aug 2025 18:29:36 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/golgesi-dahi-yeter-anamin-babamin/9378]]></link>
</item>
<item>
<title>BİR HAYALE KURULDUĞUNUN ERTESİ...</title>
<description><![CDATA[Bir hayale kurulduğunun ertesi…  Ertelenmiş bir hayatın telaşını yaşıyorum:Hele ki hele kiZemherilere teslim olduğum bir günün güncesiSevdanın kanatları delik mademAşka eşlik eden özlem midir?Saf tuttuğun kadar safiyet yüklü varlığınınKilitli kaldığı bir ambar mı? Hani yükünle dolandığınBir hasrete meyyalBelki de yetim bir hicrettirGünden geceye geçişinYüksünmeden sevebiliyorsan eğerMutluluk reçetesine at imzanı. Yoksunluğunla hemhalHoşnutsan yüreğindenVarsın sevildiğini ne sen bil Ne de inanma duyduğunu. Aşkın şurası toplandı mademMeltemlere dokunan şu saf yüreğinleMabet bildiğin yas yüklü yalnızlığınlaHala devindiğin devasa bir eksenMutlak bir tınısı var ömrünMundar olan neyse uzaklara kaçtığınBir minnet dahi duymadanSevgi rotanda saklıNazarında aşkın bazen yaralı. Yüreğinden damlayan heyecanÜstü örtülü hayallerinSırdaşı sefil kalemYükünden fazlaysa ağırlığı yüreğininGel-geç sevenlere asla itibar etmeyenSeyyah mateminle sakındığın gözünüSekerken kuş misaliGagaladığın en içten tebessümü. Renklerse hıçkıranBelki de kayıp bir şadırvan saklı tuttuğunSandalı hüznün dalgalara vuranCoşkunu saklı tuttuğun kadarMuzaffer bir edayla adımladığınHayat yolunda sensin elbet tüm evrenin sahibi  ]]></description>
<pubDate>Tue, 19 Aug 2025 14:34:32 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/bir-hayale-kuruldugunun-ertesi/9377]]></link>
</item>
<item>
<title>MEĞER NELER SAKLIYMIŞ İÇİMDE...</title>
<description><![CDATA[Düş pembesi umudun senkronize ettiğinden fazlasına talibim ve sessizliğin göçünde iştigal olduğum her duygunun tamiri illa ki şiirin nezdinde nöbete durduğum gece mesaisi ile ruhumla tavaf ettiğim yerin göğün en sadık ve de hüzünlü müdavimi.  Kır çiçeklerinden derledim bu aşkıNazenin bir yoldaştı şiirNe cüssem yetti ne de yırtık cübbemElbet aşktı beni benden edenİzafi bir yolsa aşkın şeceresiNe hikmetse düştüm yolaSevdim, yâd ettim ömrü hangi akla hizmetseSondan başa seyreldiğimSezilerimde saklı gizemiAşka ömür biçti kalemim. Kindar gölgelerin uzağındaEllerimde saklıydı ettiğim her duaKonmaksa semanın pür-ü pak alnınaElbet bir de buse kondurdum şiireHecelerin aktığı gönül çeşmesindeŞişen bidon gibiHavayı çektikçe içimeÖldü hezeyanlarımYanık ucu mektuplarım:Sahi, var mıydı bir okuyan?Muhatabı kimse bunca satırdanDoğmanın mealiHala yüzümde saklı o tebessümŞakıyan iç sesimde yerleşik bir hüzün kimi zamanKibarca sever ve yaşarken. Kaba sesi gölgelerinMürşidi olmaksa ne ala aşkınHayal penceremde saklı gözyaşıBir farfara adeta içimden taşan hele kiSözcükler belki de kabristan çaldığımMezar taşlarından alıntıYâd ettiğim yerin göğünYarenlik eden yüreğinBitmeyen öyküsü. Ömürlük sevdiğimOysaki bir içimlikti aşkla dokuduğum şiirlerimDüş pembesi bir aşk benimkiSaltanatı esintisiz bir denizin huzurlu melodisi:Sadece benim duyduğumSadece Rabbimin duyurduğuEllerimden dökülen hecelerin perçemindeSaklı umudu savurduğum bir şafak vaktiHala hicazı dinmedi yüreğinHicabı yok ettiğimHazzı sonsuzHaiz olduğum duygular katıksızİşte ellerimle ittiğim bir ömrün kısa hikâyesiYazmaya durduğum her gün ve geceYitmeden ömür dem vurduğum bir bilmeceMeğerse neler saklıymış içimde.]]></description>
<pubDate>Mon, 18 Aug 2025 14:11:41 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/meger-neler-sakliymis-icimde/9374]]></link>
</item>
<item>
<title>tavan arası</title>
<description><![CDATA[
 

.

Hatıralarımda, yıllar öncesinin unutulmaya yüz tutmuş düşüncelerini barındıran

Kapısı paslı bir gıcırtıyla açılan karanlık bir tavan arası var;

.

Tavan arasında, annemin bana bakarken sakladığı gözyaşı kadar ağır bir hava ve

Ölmüş dedemin tespih kokusu, bir köşede takvim yapraklarında yaşıyor

Tavanda birikmiş örümcek ağlarının ördüğü zaman haritasında

Ters dönmüş bir valizin içinden dökülen unutulmuş şehirler

Yıllardır oynanmamış bir oyuncağın içindeki donmuş kahkaha

Kurumuş bir parfüm şişesinden taşan kayıp bir kadın

Tahta zemine çarpıp, kırık bir hatıra olarak yankılanıyor...

.

Orada, ışığın bile temkinli süzüldüğü çıplak bir ampul altında

Çocukluğumun kırık oyuncaklarıyla göz göze geliyorum

Kimisi kolu kopmuş, kimisi yalnızca bir gölge artık...

.

Tavan arasında ki çerçevesiz eski pencere

Dışarıya değil içeriye bakar

Çünkü yalnızlık, dışarıda değil,

En çok insanın kendi içinde büyüyen bir boşluktur

Ve ben o pencereye her baktığımda

Kendi içime doğru düşerim...

.

Boyası bozulmuş bir sandığın içindeyim sonra

Sararmış mektupların, solmuş fotoğrafların, köşesi yırtılmış hayallerin arasında

Annenin çeyizinden düşen, iğne oyalı mendilin kenarına sinmiş gözyaşı

Sanki hepsi bana geri dön der gibi bakıyorlar ama

Dönülecek yol, çoktan unutulmuş bir dilin, bir kıtanın ismi gibi silinmiş hafızamdan...

.

Bir kutu açıyorum mesela,

İçinden eski bir saat çıkıyor çalışmıyor ama zamanı kokuyor hâlâ

O saat, durduğu anda hangi sabahı durdurduysa,

Ben de o sabahta kalmışım meğer, büyümemişim hiç

Sadece bedenim uzamış, yıllarım çoğalmış ama içimdeki çocuk

Hâlâ o sabahın içinden bana bakıyor

Bir salıncağın ucundan geçmişin rüzgârına tutunmuş hâlde...

.

Tavan arası dediğin şey bazen yalnızca bir yer değil,

Bazen saklanan kelimelerin, gömülen mektupların, yutkunulan cümlelerin

Kendi başına karar verip sürgüne yollandığı bir hafıza odasıdır,

İçlerinde mühürlü kahkahalarla birlikte hıçkırıklar, sessizce küflenmiş.

Ve ben o odada değil de, o odanın bizzat içinde bir eşya gibi oturuyorum,

Bir köşede unuttuğum kendimin tozlu hâline bakarken

İçimde bir taş gibi büyüyen “keşke”leri sıraya diziyorum

Her biri bir çocukluk anısına denk gelen pişmanlık boncukları gibi...

.

Burada insan, en çok kendisiyle yüzleşir

Ve en çok burada hisseder bazı ayrılıkların gerçekte hiç söylenmediğini

Çünkü bazı vedalar, yalnızca valizlerde unutulmuş gömleklerle yapılır

Ve bazı aşklar, bir tavan arasında ağzı açık kalmış bir parfüm şişesinde beklemeye devam eder...

.

Tavan arasındaki karşı köşeden fısıldar gibi sevgilimin sesini duyuyorum

Çocuklar gibi oyunlar oynadığımız zamanlardı

«Ben saklanıyorum, say!» demişti

Saydım ama bulamadım

Belki ben çok çabuk saydım,

Belki sen saklanmak yerine gitmeyi seçtin.

Belki de başka bir tavan arkasına gizlendin yoktun

Bir başka hayatın içine girip kayboldun...

.

Annemin dikiş kutusu, açıldığında konuşmaz,

Ama her düğme bir geceden düşmüş gibi yuvarlanır yere.

İğne kutusunda saklı duran susturulmuş nasihatlar,

Ve makaranın ucundaki ip,

Benim çocukken hiç anlamadığım sabırla doludur.

Cam kenarında unutulmuş o mavi çaydanlık,

Bir gün annemin ağladığı günün sessizliğini hâlâ saklar;

Ve pencerenin çürümüş pervazında,

Bir martının çığlığı donar

Geri dönmek isteyip de dönemeyen her şey gibi...



.

Orası bir tavan arası değildir sadece

Bütün bir ömre sahip güzel anılarla birlikte

Bir zamanın ayıklanmamış çöpü, sustutulmuş çığlığı

Biriktirilen utançlar, bastırılan arzuların izleri de var orada

Sanki düşünceye bile dönüşmemiş duyguların fosilleşmiş hâli...

.

İnerken merdivenlerden, arkama dönüp bakıyorum

Ve anlıyorum ki bazı odaların üstü sadece tozla örtülür

Çünkü insan, kendi içine gömdüğü anıların mezar taşıdır çoğu zaman

Ve hafıza dediğimiz şey, sadece bizim anılarımız değildir

Aslında sessizlikle mühürlenmiş bir tavan arasında

“Sen artık burada değilsin, ama biz hâlâ senin içindeyiz.” diyen

Gölgelenmiş hayatlardan ibarettir...

.

Vedat DÜNDAR
]]></description>
<pubDate>Wed, 06 Aug 2025 14:56:00 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/tavan-arasi/9373]]></link>
</item>
<item>
<title>KALEMİN NÜFUZLU SEVGİSİ...</title>
<description><![CDATA[  Sahibesi aşkın şanlı bir mizansende saklı ruhuDemlidir de istikrarla sevdiğiYâd edilesi nice hikâye nice güdüİhbar etmekten öteİtibar etmenin külliyesiVe işte şiirin diklendiğiDilemması mevsiminDilaltı bir imgede nasıl ki saklı tevazu Dipçiği kalemin az gelirAşkı azat etmenin de ötesiŞair azık bilir resmettiği yüreğin nasıl kiKurşun misali ağırdır sevgiden dahi ötesiİkazı kaderin illet bir özlem olsa ne ki ne?Yalnızlığın kırık sayacıNice kırığı aldırdığıKıvranmadan sevmenin vaadiKirletmeden de sevgiyi Kaynakçası ruhunAşka adaklar adayanYalnızlığınKursağında takılı kalmış sadece bir tek hece  HecelemedenHarcatmadan da sevmeyiBir izotop misaliSüzülen evrendenSeğiren gözlerinde lanetinTam takır olmuş dünya denenBozuk düzenden çektiğinden dahi öte kalemin:Sevap değil günah aslaKıyıldığı kadar tek hecede yaslı dünyaKıyama duran bir minvaldeKıymeti bilinmeyen bir haredeKılıksız değil kibirsizKifayetsiz değil aslaAsası aşkınArdıç kuşlarına özenen mealdeKuş gibi çırpınan değilKuş bakışı sevdalanan bir g/iziSürüklerken peşi sıra sihriSiması nasıl da yabancı semanınEğer ki kuşlar mesken tutmamış olsaydı rahmetiEngebeler ne ki?İndinde yokuşunNezdinde var oluşunYokluğun temas ettiğiYok sayılmak ne ki?Olmaz mı kıymeti ve gıybeti yalnızlığınSandukası yaslıSandığı kırıkSayacın dahi sustuğuSaniyede saklı hicazı hicabı aşkınKılı kırk yarmadan sevmenin müjdesiniVeren melekler ve TanrıVe işte ikame edilesi bir haneİhanet ettiği o tek hecenindiİdam fermanı addedilen bir şiirden öteÖtekileşen sözcüklerin tutulan nutkuAlabildiğine sevdalı bir minvaldeTopa tutulsa ne ki sevgi?Top yekûn firar etmiş duygularMikado çöpü gibi dağılan ruhlarMizacı ölüm kokan geceMihrabın yerindeMünzevi bir coşkunun takibindeAşkı şiar edindiği cesaretleVarsın esaret addedilsin aşkÖz suyu ve közü ve külüGüleç bir gülden öteBağrına basmışken TanrıSevgiye ve aşka adanmış ruhlarıKutsadığı kadar gücüyle rahmetiyleKulluğuna binaenSadece ve sadece Rabbine koşanCoşkunun ve aşkın külliyesindenTaşandır bedenine sığmayanRuhundan, yüreğinden kopanVarsa yoksa muadil kılındığı s/onsuzluğun g/izindeDepreşen bir sayıklama misaliAşkla örtüşen huzuruBahşeden sadece ve de illa ki Sağdıcı iklimde kavuşmak RabbineTek adağı şairin,Atağa geçen kalemin nüfuzlu sevgisiyle…]]></description>
<pubDate>Sun, 03 Aug 2025 11:42:15 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/kalemin-nufuzlu-sevgisi/9372]]></link>
</item>
<item>
<title>ŞEHRAZAT</title>
<description><![CDATA[G/üz ötesi bir düşe düştüğüm, baharın coşkusuna tutsak yarık yerin kancasına tutuklu göğün…

 

 

 

Bir düşün melodisisin, sen Şehrazat

Sözcüklerin de hükümranlığında aralıksız

Tutturduğum bir türkünün yanık örtüsü

Sezilerimden sıçrayan onca kıvılcım

Laneti üfüren iblisin kuyruğunu sıkıştırıp da kaçtığı

Elbet hüzün kökenli ömrün beyitlerinde saklı

Revnak acılar

Hissikablelvuku yoksa mümkün müydü söyle?

 

Dertop olmuş yaprakların yeniden geri döndükleri

Dalın esintisinde saklı illa ki

Aşın hicreti

Kanaviçe desenleri ömrün

Tevazu yüklü benliğin kat izidir olsa olsa şiir

Kat ettiğim yolun da yok dönüşü

Bazen fevri bir sitem düşen dilimden

Biliyorum da gözünden düştüğümü

Sancılı bir manivela, Şehrazat

Şahlanan duygulardan örülü elem

Nazenin coşkum ve utkum

Açacaktır da çiçek çiçek

İçime sindiği kadar aşkın her kor hecede saklı

O veryansın

Tüten ağıtları ödenen bedellerin.

 

Düş iklimlerinde saklıdır gerçekler 

Ve akı yüreğin akmaya dair heceler 

Elbet ufkun uğultusu en çok da huzura dair 

Bir düştür gönülden geçen.

 

Geçeli epey oldu bu yoldan 

Bazen yankısı sessizliğin ulaşır kulağa uzaklardan

Hangi harf hangi hece çeker bu yükü?

Bir bilmece ise içre dönük yüzü hazanın

Bir içimlik değil elbet çaresizliğin meali.

 

Hükmü verilmiş bir kez sonun

Başında saklı bir heyecanla yüreklere dokunduğun

O asil gülüşün ve serkeş tınısı yalnızlığın

İki arada bir derede yaşarken insan

Zaman geçmek bilmez kimi zaman.

 

Hasretin uğultusu

Belki de görünmeyen bir gök cismidir yüreğe düşen

Gören bir bilen bir elbet tanıklığında Mevla’nın

Ne acı saklıdır ne azap

Sadece kırıklarını saklı tuttuğun kadar

Kırmadan sevmek değil miydi ömrün öğretisi?

 

Mecali yoktur kimi zaman

Meramı Allah’tan yana isterken

Sadece ellerini açıp semaya

Sevgiyi çarçur eden cihanın

Bitimsiz hıçkırığı, körelen

Varlığın korunda saklıdır

Duyulmaz da sesi yalnızlığın.

 

Bir renkse aşk

İsi şaşkın yüreğinde saklı nakşeden

Coşkunun temsili resmi

Elbet şairin aşka vedası

Titretir geceyi

Hicvidir ömrün yürekten geçen

Haşmetli bir zemheri

Oysaki ılık bilmiştik aşkın esintisini.

 

 

 ]]></description>
<pubDate>Sun, 03 Aug 2025 11:41:00 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/sehrazat/9371]]></link>
</item>
<item>
<title>SADECE O'DUR O, HER ŞEYİN SAHİBİ...</title>
<description><![CDATA[   Muğlak bir tanı belli ki kimsesizliğin tanrısı iken hicran, aşka ve bulutlara teğet geçen bir mevsim.   İkbali ruhun ve rüzgârın esintisiNasıl ki soğuk ve buz tutmuş elleriÖlümle eşleşen bir ömürBol keseden sevse de yüreğin tesellisiSadece ve sadece O’ndan beklerken rahmeti Kavisli yollarBuhran dolu ömür ve kaderManidar bir hazanSemazen kalbin titrettiğiÖmür ve ölüme rağmenGöz kırpan hayallereUmut teknesiFakir benliğin tek tesellisi Yüce Rahman katıksız gücüGöğün indindeYerin dibinde yaşar kimi insanMazlum ve mağdurİblisin kinayesinden alabildiğine uzakİçine düşmemesi gereken bir tuzak elbetKahır ve matemKamburu sevdanınÖzlemin yankısıMeramın zerresiKavisli bir mezarGirmeden içine yaşarken basarAfakanlar Gönlün beyhudeHazzın semasındaHaiz olduğu sadece iman gücü beşerinÖyle ki sonsuzluğa tekabül edenTek hecede saklı Yalnızlığın alfabesiVe o aşk kiO aşk…Rabbine sevdalı yalnız bir başak Başat gölgelerBasan hüznü içinde barındıranEfkâr ve meltem ve matemHin ve cin ve bir recimSoyutlandığı şu evren denen mekânSomut bir iz addedilenÖmrün lal alfabesiKimse kıt kanaat seven Azgın ruhlardan dökülenHer isyanRahmeti bahşeden duyulan büyük şükranMazlum bir yandaŞeytan ve misli müridiİhanetin elbet belgesiRabbe şirk koşanlardanAlabildiğine uzakVaracağı noktaVarmakla iştigal sonaYoktan var edene tapanMazlum masum yüreğimin sevdasıMeramı tesellisi saklı sadece Allah katındaİfası değil iması değilİmha etmek adına kederi ve yaşatılan nefreti Alabildiğine sevgi doluSadece O’dur O, her şeyin sahibiTek zerresiyle sonsuzluğa tekabül edenHer insan iman gücü ile o muğlak sona koşanO’dur yar ve yardımcısı mazlumunKöpüren öfkesinden mahrum kılınmak adına karanlığınKopan ansızınKürediği kadar ömrü sabırlaKabrine yakın bir dua ve işte metanetin tecellisi]]></description>
<pubDate>Sun, 03 Aug 2025 11:40:18 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/sadece-o-dur-o-her-seyin-sahibi/9370]]></link>
</item>
<item>
<title>Gecenin koynuna düşen paslı bir limanda</title>
<description><![CDATA[
 

.



Gecenin koynuna düşen paslı bir limanda

Rıhtım taşlarının arasına sinmiş eski vedaları soluyorum,

Çünkü bazı geceler insanı uğurlayan olmaz,

Ama içimdeki gemi yine de kalkar yerinden,

Ve ben, sessizce giden birini bekler gibi değil de,

Yıllar önce çoktan gitmiş birinin

Hâlâ dönme ihtimalini gözetleyen bir deniz feneri gibi bakıyorum ufka...

.

Gözlerimde senin adını bin kere batırdığım bir günbatımı var,

Ve hiçbir deniz, bir gülüşü, bu kadar derinlere gömmemiştir şimdiye kadar.

Yüreğimde bir pusula vardı bir vakit

Onu senin sesinle ayarlamıştım

Her “gel” de kuzeye dönerdi ibresi,

Her “kal” dediğinde kendime saplanırdı.

Ama o pusula şimdi kırık

Yani artık hiçbir “gel”in bana dönmüyor,

Ve her “kal”deyişin içimde bir sessizlik çivisi gibi çakılıyor duvarlara...

.



Gece, sırtına ıslak bir battaniye gibi serilmiş denizin,

Ve ben rıhtımda değilim artık,

İçimin kıyısında,

Sana giden bir geminin hiç kalkmadığı iskeledeyim...

.

Bazen düşünüyorum,

Belki de sen hiç geleceksin diye söz vermedin bana,

Ama ben,

Hiç söylenmemiş bir vaade

yıllarımı bıraktım usulca...

.

Bir yolcu gemisi düşün,

Ama içinde bavul yok,

Adını taşıyan bir mektup,

Kokunu unutmamak için saklanmış bir gömlek,

Ve gözyaşıyla yazılmış bir bilet taşıyor yalnızca...



Bilmelisin ki ben seni sadece geleceğin umuduyla sevmedim

Bazen gelmemenin getirdiği o eksiklikle de sevdim

Sen yokken bile,

Gelme ihtimalini koydum başucuma

Uykularım senin ayak sesinle bölünsün istedim...

.

Rüzgârın yırtık cebinde unuttuğun mektupları ararken buldum kendimi bu sabah

Biletin gidişti,

Benimkisi sadece bekleyişti

Sanki Ayrılığı taşıyan bir limandım burada...

.

Ben şimdi bu şiiri

Senin hiç bakmadığın bir kıyıya yazıyorum.

Geceleri deniz kenarında yürüyen biri varsa,

Bil ki o benim.

Ellerim cebimde

tek başıma kendi gölgemle yürümenin ağırlığını taşıyorum

Rüzgâra mezar taşı gibi yaslanmış bir yolcu gibiyim şimdi

Göz çukurumda tortulaşan vedaları kazıyorum gecelere...

.

Artık bu sahilde en büyük gerçeğimle baş başayım

Kimi bekliyorum bilmiyorum,

Ama kim gelmeyecek biliyorum...

.

Vedat DÜNDAR
]]></description>
<pubDate>Fri, 01 Aug 2025 13:35:00 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/gecenin-koynuna-dusen-pasli-bir-limanda/9369]]></link>
</item>
<item>
<title>O HALDE BURADAN YAKINIZ MİRİM...</title>
<description><![CDATA[    Islıklanmış düşlerim var benim, mirim hani ıskartaya çıkmış o balıkçı teknesinin dibinin su aldığı kadar yüreğimden sızan neme de minnettarım ne de olsa günümüz tabiriyle ağlayan bir şelaleyim ya da bir bulut gibi havadar, aşkın körüklediği duygular kadar kimi zaman isyankâr bir o kadar itaatkâr o halde başlayayım anlatmaya bir düş mektebinde zencefiller eşliğindeve ömrün eşiğinde saklı bir bebek gibi beşiğini salladığım kadar annemin beyitler aşırdığım gölgemin nezdinde bir su küre ve ruhum damgalı aşkım ise zaman aşımına uğramış ve size asla sen diyemediğim kadar da külüstür bir araba gibi tıknefes iken yüreğimin motoru mademki bir armut gibi de düşmüşken el âlemin diline. Sen hancı ben yolcuyuz madem ve yatıya kalan kibirli ziyneti ömrün kaskatı kesilmiş olması gereken bedene ne hacet yüreğim kadar esnek ve dokunulmazlığım vardır halk dilinde hem meftun hem anonim hem sonsuz hem de bir içimlik şiirlerimle şerh düştüğüm yüreğin tapusu şirk koşanlara ise öfkem ve hiddetim ve de günbegün büyüyen Allah sevgim hidayetin eşiği sancımın tutulan son yanı bir veryansın olsam ne ki ya da bakaya kalmış gün ışığı bak şimdi kopacak kıyametin küçüğü o alametifarika ki kayıpların minvalinde bildiğim kadar ayıp ne varsa soldan sağa dizdiğim yüreğimin raflarına hani olur da yeniden bir af çıkar da saf bir kızın hatırşinas gayreti ile dem vururum belki de gem vururum imlerin telaşı sihrin kokusu yoksaduyduğum muydu ne sonsuzluğun ket vurana coşkusu aşk bir izdiham özlem bir veryansın hüzün ise tok sesi kapanan kapıların ardında kimse gizlenen ve hangi hin ise sevgiyi ve umudu mimleyen iki cihanın güneşine koştuğum aymazlığında çocukluğun evhamlı bir kisve ile kimse beni dünyadan soyutlayan mum gibi mim gibi gözüme çekilmiş mil gibi sözcüklerim iken yoldaş ve de kalem iken sırdaş ve ruhani bir gölge peşimde aslında firar etmekle iştigal gecenin rehavetinden sıyrıldığımyine de umudun bir rivayet olmadığına tutulduğum karanlığa kafa tuttuğum başım ise dik hem de dimdik önceye es geçtiğim aşka pes dediğim bir tutku ki yaşama sevinci ve arzusu o halde buradan yakınız, mirim bir tebessüm misali başıma kep acıma hep de direndiğim ne kindar ne de zalim olmamalı iken insan zulmedenleredir hicvim ne de olsa önce kul sonra şair küllerimden doğacak olmama dair…  ]]></description>
<pubDate>Sun, 13 Jul 2025 12:09:00 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/o-halde-buradan-yakiniz-mirim/9368]]></link>
</item>
<item>
<title>YAŞAMIN EN ŞEREFLİSİ...</title>
<description><![CDATA[  Maviden bir dünya ördüm, gecenin hasadında saklı mehtabın endamına yaraşır bir tutuklukla tutuşan göğün meali zemheri sonrası aşkın köpüren fermanı.    Gündü gecede başat.Aşktı harmandalı ve o minval ki:Titrine yakışır bir c/esaret ileBulamacı renklerinKimine göre kördüğümMentolü bir kahraman misaliTitrek değilken de asla ellerim… Zuhur eden çatallı sesi vebalinBelki de gün mizaçlı bir dervişİkbalinde yürek denen selametinİsyanı bastırılmışKüheylanı sıfatlarınKusursuz bir güzellik iken meyledenZakkumun kokusuHuzurun örtüsüYaşamınsa en şereflisiBağrına basan annenin sesinde saklıÖlümsüzlüğün kudreti… Faili meçhul hangi şiir iseVe işte kırışık ve de yorgun takvim yapraklarındanSökün eden o teselliEzan öncesi hasret duyulan RabbineHuzur dolu bir minval kiÖykündüğümüz aydınlık günlere Öyküsü oylumTürküsü zindanTünediği nice zarar ziyanZiyneti iken sevgiSinsi değil sindiren sessizliğiSiması tanıdık bir his kiVuku bulan yoldan çıkan çıkaran ihanetiİblisinKordan ve közdenKörden ve kuldanYana gelecek ihanetiBaskın öncesi bir zaruret kiVe işte külliyesi zenginKulpu kırık sinemin Zanlar uçuşanZonklayan bir hasadın kuluçka vaktiDoğan güneşe meyledenSağanak misali aşkın isyanıKusurlarında saklı kös kös sevenlerden de olmadık mademkiMatemin firarıMizacın yankısıVe işte ruhların mimarisiBir gönülde açan nice çiçek gibiSolgun olsa bile göğün kırık tentesiHadisler vuku bulanSureler huzura delalet çıkan yangını dahiSöndürebilen gaipten gelen de değilYürekten gelenHer temenni her dua Tesiri sonsuzTasviri emsalsizEylediğimiz kadar ikbali kabreİmece usulü sevdiğimiz bir rengin cümbüşüFeryat figan da değilken şairin tekil niyetiVe işte çoğalan bir nesir bir nazımTümden gelen bir imgenin tefsiriZati hali kimyası bozuk değilken deYaşamın sihirli iksiriEdimlerden asaletŞafaklardansa sirayetEden kanunsuz bir g/öçVarsa yoksa İlahi Adaletin zaferiMiadı dolmuş olsa ne ki ömrün? Mizacı solgun iken de yanmış kömürünKokusu ve korkusuSadece uzak kalmak RabbineDelişmen bir rüzgâr gibiUçuşan peçesinde umudunUyruğu saf tuttuğu kadar utkunTemennisiNeşri de nesri de ziyadesiyleEşlik eden yüce Rabbine Şairden önce kulŞiirden arda kalansa bir külUçuşan tülün izafi gölgesiAşka meyleden her ruhBirden sona irdelenesiSondan başa gidilesiZevcesi zamanınZemheride tutuşan yangınınTek kıvılcım dahi yetebilirkenŞairin ilhamına da zeval gelmesinDedirtesineDefteri dürülmüşken de kaderin onuruKederinse zulmüKalan ne ise dündeElbette Allah kerim yağacak ne ise şairin gönlüne…   12 TEMMUZ 2025 00:30 ]]></description>
<pubDate>Sat, 12 Jul 2025 17:19:50 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/yasamin-en-sereflisi/9367]]></link>
</item>
<item>
<title>AKLIMA DÜŞEN DE  BAZEN</title>
<description><![CDATA[ AKLIMA DÜŞEN DE  BAZENSana sesleniyorum yitik yaşanmışlığımın perisi Mutluluk sevdasının kalan yarısı  Bu hava, bu güneş, bu deniz Bu renkler aldatmasın seni ey güneyli kız  Zira ne hayat hayalindeki gibi günlük güneşlik Ne de dünya sandığın gibi toz-pembe artık  Yani senin anlayacağın güzelim İnsanlar canavarlaştı, duygular kirli Aşklar can çekişmek de katili ise sevgili  Ve hatta ne eskisi gibi «dal yeşil gök mavi» Nede sözler şiirsel hayatlar müsavi  Beni soracak olursan şimdi Sermayem sevdamdı onu da katletti gönlümün güzeli  Yani diyorum ki… Ne sen o eski oyun çocuğu genç kızsın Ne de oyundakiler o sobelenenler biliyor musun?  Bakıyorum da bazen maziye Resimler bile yıllara yenilmiş Ve seneler tükenmek üzere Eski halimizden hiç eser kalmamış  Yani kış bitmiş bahar gelmiş neyime Bazen sen gelirsin de aklıma Kan damlar her gün yüreğime  Her ne kadar desem ki şimdi Maziye gömdüm bunca yaşananları Yok… yok vallahi Kapattım diyemiyorum sana olan defteri  Çünkü hâlâ hatıram ve hayalimde sen varsınVe yaşanan zaman içinde hâlâ beynimi kemirirsin  Hani bazen «bana tutunma ben rüzgâra tutundum...» derdinde Anlamamazlıktan gelirdim ya bende Düşünüyorum da ne kadarda haklıymışsın meğer  Şimdi kafamda bir yığın cevapsız sorular Bu yüzden beynim cadı kazanı olur kaynar  KAŞİF KANİ ERTÜRK   Eğitimci şair Sarıkaya şair ve yazarlar derneği başkan yardımcısı NOT ;  &quot; DARAĞAÇLARI YARGISIZ İNFAZLARA KURULU&quot; kitabımdan]]></description>
<pubDate>Sat, 05 Jul 2025 16:33:19 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/aklima-dusen-de-bazen/9365]]></link>
</item>
<item>
<title>HASRET ÇIKIYOR FALLAR</title>
<description><![CDATA[ HASRET ÇIKIYOR FALLARDuygular sevdaya gebe
Hayat saklambaçta ebe
Kimi saklı kimi sobe
Sardı yine aşk bacayı
Unuttum günü geceyi Ayrı düşse de ellerim
Umutlanır  yol beklerim    
Hasret çıkar hep fallarım
Sardı yine  aşk bacayı
Unuttum günü geceyi Gece gündüz onun adı
Anılarda saklı kaldı       
Bak   kandilde yağ tükendi
Sardı çünkü aşk bacayı
Unuttum günü geceyi Ağrı sarar şu başımı
Acı sancı  yer  döşümü
Uyku tutmaz gör  düşümü
Sardı çünkü aşk bacayı
Unuttum günü geceyi Kaşif  Kani şair adı Olsan bile hakim kadıVermiyorsun  eski tadıSarmaz artık aşk bacayıSende unut  dünü  geceyiKAŞİF KANİ ERTÜRK Eğitimci-şair Sarıkaya şair ve yazarlar derneği başkan yardımcısı ]]></description>
<pubDate>Mon, 30 Jun 2025 12:54:00 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/hasret-cikiyor-fallar/9364]]></link>
</item>
<item>
<title>ACISI SANCISI BİTMEZ ZALİMİN</title>
<description><![CDATA[ ACISI SANCISI BİTMEZ ZALİMİN  Dönmeyebaşlarkengöçmen kuşlarıNe hayali çare ne de düşleriYokluğunda  başlar gönül kışlarıAcısı  sancısı bitmez zalimin    Gelirim demişti yine  gelmediAğladım sızladım halim bilmediAkan göz yaşımıgörüpsilmedi Acısı  sancısı bitmez zalimin     Her  çaban beyhude çare değilsinDurmuş saatlere  zaman neylesinKaranlık dünyama açık perdesin Acısı  sancısı bitmez zalimin   KAŞİF KANİ ERTÜRK Eğitimci-şair Sarıkaya şair ve yazarlar derneği başkan yardımcısı]]></description>
<pubDate>Mon, 30 Jun 2025 12:48:16 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/acisi-sancisi-bitmez-zalimin/9363]]></link>
</item>
<item>
<title>YARINA ALLAH KERİM...</title>
<description><![CDATA[  Bıçkın bir rüzgar olmamı küçümsedim sanrı yüklü varlığım her sancılandığında yufka yüreğimin hamurunu yoğurmaktan nasıl da nasıl da geç kaldım hayata ve kendime ama buyuran biri vardı sevmemi ve tökezlediğim kadar güçlenmeme sebebiyet veren bense varlığımla hiçliğim kurbanı oldum ve tüm çekincelerimi çıkmışken en alt çekmeceye sanırım kendimi fazlasıyla küçümsedim alaşağı olmuş ruhumdaki fırtınayı süpürge misali kullandım ne de olsa sürmanşetti acılar ve işte yutkundum ve…    5N1K içimdeki sözlükHani, hani, üreyen sessizlikten ve o devasa rahmet Yok mu yok mu?Yokluğumun sınırlarını ihlal eden derdestDüşlerle hemhalParmak izimle iştigalBir yürek benimki:Aralıksız hamt ettiğimGöğe kurban verdim mealimÖzneme sahip çıkan özgün muhabbetimİçerlediğim değil artık içtiğimŞerbetin tadı nasıl ki aşk ve hasretini çektiğim… Bir bilinmezdir tevafuk olanBilindik tek duygumdanÇıktığım yoldan da dönüşüm yok mademMehter Marşı imgelerinRüzgârında salınan nazenin varlığımGöğe kamp kurduğumOysaki ben yerlisiyim acıların yerlisiyim yerkürenin İçtiğim suda bile boğulmadan yaşadığım mı mıdır?Rengi uçuk atlas yüreğimin sembolüKasıtsız sevebildiğimKayıt açtığım her yeni günün her şiirinAh, medarı iftarı olduğum mazininBabamdan öğrendiğimKutsalı yaşamın annemin öğütlediği:Ar, namus, ahlak ve sevgi uğrunaKüçülüp de cebime giren yaşça büyük nice insanHürmetimi esirgemediğimYaldızlı yolunda yaşadığım kadar evreninKınalı yapıncak addedilen saçımdaki esintininElbet vardı bir hikmeti Günün de ömrün deÖykündüğümse sadece kendim: kendimden kendime ulaşmak adınaUlaşılası bir varlık mıyım yoksaKul köle olduğum sevginin, evreninRahmine düşen bir hayal misaliİçliğim şiirİçtiğim ömürİçtimada geçen her gün yeniden doğmamın müjdecisi Pekişen iç sesimYıldızlarla dolu geçmişimYarenim varsa yoksa sevgi ve HudaAşkın kıyısına vuran yaşlarımı adadığım kadar HakkaHakkıyla yaşayabildiğim kadar kıvancıEn dipte saklıVe işte dip notu günün… Derlediğim nice öykününHem kahramanı hem anlatıcısıBenlik ve de beylik olmayan bir hüzünSemada raks eden sonsuzluğun olmaz mı da dikeni?Mademki bir gül olarak sunuldumGünbegün büyüyen o anlaşılmazlığa kayıt açtığımNe örgün ne ölgün bir simaKandığım yüreğimin nazınaÖrtündüğüm binlerce şiir ve uçuşan tülü benliğiminMatemimle mabedimle hazır ola durduğum İçtimada bazense bakaya kalanBir hızla hazzına vakıf olduğum kadar bilinmezinEn çok da acılarımla beslendiğimBeslediğim içimdeki çocuğu ve ruhumun döküntüleriHali hazırda arkamı toplayan bir aşktır benimkiÖykündüğüm bir minvaldeÖldürdüğüm nefsimdeÖlümsüzlüğe sığındığım inancın indindeYazılası bir şiir daha düştü payıma işteNefesim yettiğinceYatıya kalan kalemimle hemhalVarlığıma ve yalnızlığıma vakıf sadece HudaBir bindim ki alamete Giderayak kıyameteElbet kıyama durduğum sevgimin ve rahmetin diyetiVarsın olsun ödeyim bilfiilTutuklandığımdır sirayet eden kalemeTutuklu bir hicran ve aşkın da vebali varsa yoksa boynumaGeçirdiğim ipin ucunda salınan aslındaSevdamın nişanesi ve na’şıBil mukabil, sevgili dünyaBil mukabil, beni kapıda karşılayan yalnızlık dolu ne varsaSaklı ikbalimdeElbet yarına Allah kerim… ]]></description>
<pubDate>Sat, 28 Jun 2025 11:55:18 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/yarina-allah-kerim/9362]]></link>
</item>
<item>
<title>GÖÇMEN KUŞ MİSALİ</title>
<description><![CDATA[]]></description>
<pubDate>Sat, 21 Jun 2025 16:00:35 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/gocmen-kus-misali/9360]]></link>
</item>
<item>
<title>GÖÇMEN KUŞ GÖÇMEN  KUŞ  MİSALİ   “Aradığını ve beklediğini bulamayan sahil çocuğuna”  Ey güzel Peri Yani sevda vurgunu sevgili Ve ayrılığa yazılmış hüzünlü şarkı Acımasız  avcı elinden kurtulmuş  Ceylan gibisin şimdi sanki   Gönül yarası içinde kıvrandığı</title>
<description><![CDATA[]]></description>
<pubDate>Sat, 21 Jun 2025 15:58:21 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/gocmen-kus-gocmen-kus-misali-aradigini-ve-bekledigini-bulamayan-sahil-cocuguna-ey-guzel-peri-yani-sevda-vurgunu-sevgili-ve-ayriliga-yazilmis-huzunlu-sarki-acimasiz-avci-elinden-kurtulmus-ceylan-gibisin-simdi-sanki-gonul-yarasi-icinde-kivrandigi/9359]]></link>
</item>
<item>
<title>VARLIĞIN TAPUSU NASIL Kİ ZİMMETLİYDİ RABBİNE...</title>
<description><![CDATA[   Rengini biledim güneşin: tevafuk yüklü bir sarnıç aşkın ekininde saklanmış yanlış bir rota bellesem de aşkı yüreğin mızrabı ile cilveleşen sözcüklerin sefil yalnızlığı  Mihrabı örten destursuz bir iklim zikredenŞairin duasıSözcüklerin duvağıYanlış iklimlerde yanlış gönüllerdeZikrine teslim fikri yoldaş şiirlerinVarlık yokluk kavgasıMeylettiği kadar zamanın tanrısıMahal verense hüzne, yokluğun acısı… Etle tırnak misaliKalemin debdebeli seyrüseferiMıhlanmış sözcükler ufkun rengineBandığı kadar güneşiKaranlığı hatmeden yüreğin verildi bir kez onayıYoksa sever miydi böylesine şair?Serencamında bilinmezinEkin zamanı düşer miydi yolaBir başına baştan sonaUzandığı sözcükler kabrin çağrısı Yetim minvalinde ömrünSözcüklerle örtündüğü değildi yalanÖnsezisinde uyuyan bir şiir daha dile geldiVarlığın tapusu nasıl ki zimmetliydi Rabbine… Dilemması bilinmezin,Dilaltı bir esinti şiirin nüvesiSeken hece heceSarkan pervazındanSedefli ruhu gerçeklerinYüzü suyu hürmetineTapındığı kadar İlahi AşkaYürüdüğü millerce ülkeÜlküsü aşkÜmmeti özlemHürriyeti yoktu hem ezeldenHüviyetine sadık bir tanrı adeta.  ]]></description>
<pubDate>Fri, 20 Jun 2025 13:00:39 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/varligin-tapusu-nasil-ki-zimmetliydi-rabbine/9357]]></link>
</item>
<item>
<title>BİR KALE DUVARIDIR KALEMİM...</title>
<description><![CDATA[Hüzne b/andığımsınkalemin isyanında yanan odun ateşi bense otağı kurduğum kadar mermerden mezar başlığımda alıntı sözcükleri kovup da kapımdankoyuverdiğim kadar yorgunluğumu ihtimamla acı çekiyorum aşkın küskün sesinde saklı nazımdan arda kalan son bir gülücük armağan ettiğim yâdımın na’şında sere serpe uzanmış kalemin tıknefesinde saklı tutulası ölü nefsin iz düşümünde batıl bir hicranla soyutlandığım kadar hayattan varsın olsun son tutamağım şiir varsın olsun varsıl bir duygu aşkın hicrinde yandığımın ertesi hicreti evrenin ve köpüren denizin öfkesinde boğulan bir çiy tanesi olmanın verdiği özgün hüzünle hürriyetimi kuşatıyorum yazdığım sözcüklerden arda kalan bir gölge misali yine kapımdan kovduğum dünümün arifesinde günde saklı yarının şimdiden verilmiş hükmüne rest çektiğim kadarım ve kerelerin hicabında adeta bir kale duvarıdır kalemin izine bandığım yankısı gizin eşleşen nice hüzün bir Haziran sabahı uyuya kaldığım kadar şaşkın kış güneşine sadık dalımla ve açmayı ertelediğim goncanın niyazında çöreklenen hüzün denen dehşetengiz acıların isyanıdır yazmaya durduğum her gün her yeni şiir nasıl ki benden ayrılmaz bir parça… ]]></description>
<pubDate>Mon, 16 Jun 2025 18:30:11 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/bir-kale-duvaridir-kalemim/9356]]></link>
</item>
<item>
<title>BİR D/OKUN BİN AH İŞİT</title>
<description><![CDATA[Hangi düş’ ün sancağı idi, asılı kaldığım göğün duvağında saklı yalnızlığın kırık tekeri:    Hamt ettiğim kadar arz ettiğimSözcüklerin kefeninden taşar hicvi şiirinKurşunlar seker kurşun ağırlığında özleminİndinde bir renk bir örtü bir övünçŞerh düşülesi mısralardan ödünçAldığım imgeleri bir bir kundaklar yerküreAşkın ihtiva ettiği özleminÖnlenemez hüznünDevindiği bir karedir ulaşılası yeni gününÖğretisiİnzivada geçen ömrün kalitesiVarsın sarmalında düş sağanağınınKundaklansın varlığımTası tarağı toplayıp da gitmenin zamanı çoktan geldi mademMatemimle izini sürdüğümMabedimin kırık kapısından firar eder gönlümBir d/okun bin ah işit,Demekten ötesi sözcüklerinYuvarlandığı şu dik yokuşuTembihlediği kadar iç sesimŞiirin yaldızlı yıldızlı bekasıMehtaba âşıktır şairin yaralı yüreğiKapıp da koyuvermeden kendiniKazancı olsa olsa rahmetin enginliğiYüzümü saklı tuttuğum kadar duyduğum İlahi Aşkın neferiBir salkım üzüm gibi debelendiğim bağın bekçisiElbet aşktır ölümün arifesinde saklıŞairin aralıksız ödediği diyetiNasıl ki yaftalarla sarılı benliğiYanan korYanaşan ölümYâdı dününYandığı yaktığı kadar ömrünBitimsiz nüansıBir hiciv değildir her şiirHer şiir sıradan hiç değilŞair ki hemhalOlduğu kadar yalnızlığın iştigalEttiği hüzünde bulur kendiniYeniden kaybetmek kaybolmak adınaElinde kalemi adeta sihirliBir değnektir Rabbin yüzü suyu hürmetineDibini gördüğü kadar dünyanın çivisiÇıkmış olsa ne ki:Çivilendiği kadar şair kırık kalemineHuşu içinde yaşar ve yazarAkıbeti belli olmasa ne ki?Akan yaşın yakan tuzunda saklıNice rüya nice hayalGözü kapalı sevmelerin ötesindeDinmez asla şairin içine ters esen rüzgâr…  ]]></description>
<pubDate>Mon, 16 Jun 2025 18:29:39 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/bir-d-okun-bin-ah-isit/9355]]></link>
</item>
<item>
<title>Söyle adın yaz mı bahar mı</title>
<description><![CDATA[Söyle adın yaz mı bahar mı
Yoksa dağların da kar varmı
Gönlün bana kış mı sonbahar mı
Ben dört mevsim güneş severim

Yoruldum geçmişin izlerinde
Artık umut olsun cümlelerinde
İyleşmeyen yara var yürek denen
Kalp sızlatan derinlerde

Sözün özü güzel gelecek dileğim
Mavi denize sandal ile
Varmak isterim kürekle]]></description>
<pubDate>Wed, 11 Jun 2025 03:32:02 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/soyle-adin-yaz-mi-bahar-mi/9354]]></link>
</item>
<item>
<title>Gece</title>
<description><![CDATA[Zaman durmuş akmıyor
Sanki her yanı gece
Şafak güneş doğmuyor
Dünde kalmış bak gece

Sonbahar var takvimde
Akmaz süre vaktimde
Rol biçilmiş setimde
Sufle hecesi gece

Ay firarda karanlık
Yıldız kaybolur anlık
Bulutlar gri bulanık
Gündüzü saklar gece

Yapraklar düşmez yere
Hasret döner hançere
Beyaz değil bak kare
Dört mevsim olmuş gece]]></description>
<pubDate>Wed, 11 Jun 2025 03:31:21 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/gece/9353]]></link>
</item>
<item>
<title>Sessizliğe büründüm gece gibi</title>
<description><![CDATA[Sessizliğe büründüm gece gibi
İnzivaya çekildim uzaklarda
Baktım insan alemine
Çoğu yüze diğer elinde saklı hançer
Saplayacak sırtın ortasına
Senle menfaati bitince

Eskiden yokluk yoksulluk vardı
Böyle tatsız değildi
Şimdi boluk olsa da
Vadesiz dolan göçüp giden
Ardında bıraktıkları güzel tat kayıp]]></description>
<pubDate>Wed, 11 Jun 2025 03:30:48 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/sessizlige-burundum-gece-gibi/9352]]></link>
</item>
<item>
<title>kibirli</title>
<description><![CDATA[Uzaktan bakınca insan
Kalbe gelince Kibirli
Bozuk çalar dilde lisan
Hayrını bozar kibirli

Sözlerim tümü çevreme
Laf düz söyle geveleme
Görüş hepsi geneleme
Saygın bitirir kibirli

Yarası olan gocunsun
Uçma çok hakkın kulusun
Bu sözleri kulak duysun
Sanadır cümle Kibirli]]></description>
<pubDate>Wed, 11 Jun 2025 03:30:17 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/kibirli/9351]]></link>
</item>
<item>
<title>Gece İle Susar Koca Şehir</title>
<description><![CDATA[Susmuş koca şehir
Akşamın ardında gelen gecede
Sokağın arkadaşı rüzgar esiyor
Kaldırım üstü ağaçların
Dalların da yaprak döküyor

Perdeler çekilmiş camlar karanlık
Bilinmez kaç insan uykusuz ardında
Bakar siyah perdeli göğe
Sen göremezsin onları

Kapalı olsa da odanın kapısı
Hatıralar sızar anahtar deliğinde
Siner tüm duvarlara
His eder tüm hücrelerin
Dolandırır seni geçmişin sokağında

Bakarsın saat aynı yerde sayıyor
Oysa göz bir göz yanılması
Dünde kalmış gibi
Yine varırsın uykusuz bir şafağa]]></description>
<pubDate>Wed, 11 Jun 2025 03:29:30 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/gece-ile-susar-koca-sehir/9350]]></link>
</item>
<item>
<title>maviymiş</title>
<description><![CDATA[Bak gece olmuş gök siyah
Kayıp deniz mavisiymiş
Benliğim çölde bir seyyah
Bulutlar saklar maviymiş

İlkbahar ile yaz gelmiş
Dağ ovalar yeşillenmiş
Gelen kayıp neşe imiş
Yaşamak güzel maviymiş

Şafak açar kuşlar öter
Güneş çökmüş sisi söker
İnsanı doğaya çeker
Umut verir o maviymiş

Sözün özü gel coşalım
Hoş yarına çalışalım
Gel umutla barışalım
Yüreğe dolsun maviymiş]]></description>
<pubDate>Wed, 11 Jun 2025 03:28:44 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/maviymis/9349]]></link>
</item>
<item>
<title>Duymaz</title>
<description><![CDATA[Sözler demirden ağır
Söylesem mahtap duymaz
Olmuş gerçeğe sağır
Özden hakkıta uymaz

Kulu tartan terezi
Cümlem değil farazi
Sahip çokta arazi
Çünkü helal aramaz

Söz özü hakkı bilmez
Tarih sayfayı silmez
Mızrak çuvala girmez
Yazı deftere bakmaz]]></description>
<pubDate>Wed, 11 Jun 2025 03:28:05 +0300</pubDate>
<link><![CDATA[https://www.siirsu.org/duymaz/9348]]></link>
</item>
</channel>
</rss>