yüreğinizin şiir adresi !
...ben edebiyattan ibaretim...KAFKA

Forumlar » Genel » Türk Şairlerimiz » BEDİRHAN GÖKÇE


  Yazar   Mesaj
Kurşunkalem Online status
№: 116  Tarih: 2016-04-09 23:29 GMT
  

Administrators

Mesaj: 113
Ülke: Turkiye

 

ESKİ BİR SANCI 

Eski bir sevdayı anlatır, 
Çalan her şarkı. 
Her nağmede gizlidir, 
Eski bir sancı. 
Bazen hüzzamdır sessiz, 
Hüzünlüdür eskiden. 
Bazen sabadır sensiz, 
Mistik ve de derinden. 

Sen ki hasret yüklü gemide, 
Yanımdayken özlemim. 
Sen ki özlem yüklü sevdada, 
Yurt yurt gezindiğimsin. 
Ne sen bil bunu, 
Nede ben söyleyeyim. 
Aşık maşuktan ayrı, 
Acı çeker bilirim... 


BEDİRHAN GÖKÇE

 

ZİGON SEHPA 
Bu gün ordaydım? 
Aynı yerde, aynı evde? 
Aynı kapıdan girdim içeri. 
Tesadüf bu ya aynı anahtar kalmış bende. 
Sandalyede yeleğini unutmuşsun, 
Masada kahkahanı, 
Mutfakda bardağını. 
Salonda duruşunu unutmuşsun. 
Sonra yan odada hıçkırığını, 
Koridorda gözyaşlarını. 
Kapıda çarpıp çıkışını unutmuşsun. 
Bir çiçeğin zehri düşmüş zigon sehpaya. 
Bir rujunun rengi düşmüş oval aynaya. 
O kavgadan arta kalan kırık bir vazoyla. 
İkimizin kalbi düşmüş tozlu balkona? 
Duvardaki resminde gülüşün kalmış. 
Son içtiğin fincanda dudak izlerin. 
Portmantonun yanında gidişin kalmış. 
Kapıda bıraktığın ayak izleri. 
Yastığının üstünde saçını buldum. 
Posta kutusunda mektuplarını. 
En son dinlediğin şarkını buldum? 
O hicazda kalmış göz yaşlarını. 
Yazan böyle yazmış demek şarkıyı. 
Nasıl anlam buldu sen olmayınca 
Neyleyim köşkü, neyleyim sarayı? 
İçinde salınan yar olmayınca? 
Bedirhan Gökçe 

 

DİLİN YALAN SÖYLÜYOR 

Tohumdun yüreğimde fidan oldun büyüdün, 
Ağaç idin bağımda, çınar oldun yürüdün. 

Nasıl söküldün öyle, çatır çatır içimden, 
Köklerin yüreğimde kan revan oldu birden. 

Çalı çırpı bıraktın giderken yüreğimde, 
Hepsi bir kıymık gibi beynimin her yerinde. 

Dilin ne derse desin, gözün öyle demiyor, 
Seni sevmedim derken, dilin yalan söylüyor. 

Burası Ulus parkı, karşımız Anadolu, 
Gönlümün öbür yanı ondan böyle sır dolu. 

Yalnızım bu şehirde, hem de yapayanlızım, 
Boğuluyorum gitme, şair olur bir yanım. 

Yok böyle demiştim ben, yanlış anladım hemen, 
Bunun hepsi hikaye, baştan komiğiz zaten. 

Kendimizi kandırdık, kargalar güler buna, 
Birde ciddiye aldık, karganın papuç damda. 

Bu koca alemde biz, varla yok arasıyız, 
Olmasak da olurdu, varsak yaşamalıyız. 

Olmayacak duaya amin demeyelim biz, 
Herkes kendi yoluna biz hep böyle gideriz... 


BEDİRHAN GÖKÇE

 

Git 
Ayrılığın nağmesi bu duyduğumuz, 
Bakışların gönlümü caydırmadan git. 
Ne bir hatıran kalsın ne de bir umut, 
Duruşların gönlümü yandırmadan git. 

Bütün resimlerini sök at duvardan, 
Sana ait ne varsa çıkart odamdan. 
Kitabın arasında şöyle canından, 
Bir gül bırakmıştın ya soldurmadan git. 

Hani bir şarkı vardı mazide kalan, 
Öyle içten acıklı,öylesi nalan. 
Göğsüme yaslanıp da sevince boğan, 
Yeşermiş tüm aşkları kurutmadan git. 

Nasıl güzeldi herşey hatırlasana, 
Nasıl gülüşürdük biz dert ortasında. 
Ekmek paramız yokmuş ne gam,ne tasa, 
Güzel hatıraları zehretmeden git. 

Hani mevsimlerden,hep biri bahardı, 
Hani gökten her cemre bize yağardı, 
Hani kış ortasında mevsim bahardı, 
Şu inanmış gönlümü,kandırmadan git. 
Allah aşkına bırak,öldürmeden git... 

Bedirhan Gökçe

 

TÜRKÜ GÖZLÜM 
Kar yağıyor türkü gözlüm 
Kar yağıyor buralara. 
Uzun hava ağıt gibi, 
Dökülüyor bulvarlara. 
Sen de gittin buralardan, 
Böyle bir karlı havada. 
Okul bittikten sonra 95'in yılbaşında, 
Gelmiş özlemiştin beni, 
Sarılmıştın hıçkırıkla, 
Kar yağarken dilek tutmuş, 
Kar yemiştin avucumda. 
Nasıl gittin türkü gözlüm, 
Mahzun kaldım buralarda. 
Gülüşlerimiz geliyor, 
Ağlıyorum buralarda. 

Sen bir öğretmensin şimdi, 
657 devlet memuru. 
Kıt kanaat geçinirsin, 
Seni beklediğim gibi, 
Beklersin ay sonunu. 

Belki de evlisin şimdi, 
Bunca yıl geçti aradan. 
Sen beni unuttun belli, 
Türkü gözlüm çık hatrımdan. 

Oralara da kar yağar mı, 
Güneş çıkar mı ardından? 
Saçaklardan su damlar mı, 
Su girer mi papucundan? 

Yokluk kötü türkü gözlüm, 
Yokluğun çıkmaz aklımdan. 
Varlık güzel türkü gözlüm, 
Varlığın yitti yanımdan. 

Okulun bittiği yıl tayinin çıktı doğuya. 
Belki yazarsın diye, 
Bir kalem almıştım sana. 
O kalemle mektup yazmış 
O kalemle ağlamıştın 
Ama o son mektubunda 
Sen ne kadar değişmiştin 
Sözlerinde değişmişti 
Değiştiğin belliydi ki 
Kaleminde değişmişti. 

Ah benim türkü gözlüm 
Ne oldu birden sana ? 
And içmiştik gündüz gece 
And içmiştik kopmamaya. 
Hacı Bayram'da dua ettik 
Ayırmasın Allah diye... 
Bir fakire para verdik, 
Belki dua eder diye... 

Fakir mi dua etmedi, 
Sen mi yalancı çıktın 
O fakiri göremedim, 
Gelmedi namaz vakti. 
Çok oturdum musallada, 
Her tabutta kendim vardım, 
Dua ettim ardım sıra... 

Şimdi en arabesk duygularla 
Dudağımda o türkü, 
Yürüyorum bulvarlarda... 
Ellerim üşürken hep 
Ellerin gelir aklıma. 
Yüreğim ağlıyor şimdi, 
Yanıyorum buralarda... 
Kar yağarken hazin hazin, 
Ölüyorum türkü gözlüm, 
Ölüyorum buralarda... 


Bedirhan Gökçe

UCUZ İNSANLAR 
İnsanlar da parsellenmiş arsalar gibi 
Duygular bölük bölük,his parça parça. 
Bakışları andırır gerçek dost gibi 
Yürekler sönük sönük,sis dalga dalga. 

Şerefin böylesi ucuz gittiği, 
Yüreğin böylesine teslim dediği. 
Kulun kula acz ile ram ettiğini 
Ne yazık ki burada sizinle gördüm. 

Eskiden şeref için ölenler vardı, 
Gurur onur şahsiyetin anlamı vardı. 
Gerçekleri haykırmak yiğit şanıydı, 
Bugün eskiden demek ne kadar acı. 

Birleşmiş üçü beşi birlik olmuşlar, 
Sükut ikrardan diye suskun kalmışlar. 
Cemaziyelevvel malum ya bize 
Ucuz ihanete ortak olmuşlar. 

Benim adım Bedirhan bilenler bilir, 
Benim özüm de bir sözlerim de bir. 
Yalan söylüyorsam söyleyin bir bir, 
Doğru diyorsanız söyleyin hep bir. 

İsim isim yazmak bana yakışmaz, 
Teşhir etmem ise yakışık almaz. 
Dost oldum herdem dost bulamadım, 
Ulan çek git derim size yakışmaz 


Bedirhan Gökçe

 

 

 

 

 

 

 

 

   
Наверх