yüreğinizin şiir adresi !
...ben edebiyattan ibaretim...KAFKA

Forumlar » Genel » Genel Konular » KARAGÖZ OYUNU NEDİR


  Yazar   Mesaj
Kurşunkalem Online status
№: 73  Tarih: 2016-03-16 22:20 GMT
  

Administrators

Mesaj: 113
Ülke: Turkiye

Karagöz, bir gölge oyunudur. Bu oyun, deriden kesilen ve tasvir adı verilen birtakım şekillerin (insan, hayvan, bitki, eşya vb.) arkadan ışıklandırılmış beyaz bir perde üzerine yansıtılması temeline dayanır.

Gölge oyununun önce Çin’de (M.Ö. 2. yüzyıl) veya Hint’te çıktığı söylentileri vardır. Evliya Çelebi ise Karagöz ile Hacivat‘ın Anadolu Selçuklu Hükümdarı Alaaddin Keykubat zamanında (13. yüzyıl) yaşamış gerçek kişiler olduğunu belirtir.

Halk arasındaki bir söylentiye göre ise Karagöz ile Hacivat, Sultan Orhan (14. yüzyıl) zamanında Bursa’da bir cami yapımında çalışmış işçilerdir. İkisi arasındaki nükteli konuşmalar, diğer işçileri oyaladığı için Sultan Orhan tarafından öldürtülmüşlerdir. Daha sonra Şeyh Küşteri, Hacivat ve Karagöz’ün deriden yapılmış tasvirlerini oynatmış ve onların şakalarını tekrarlamıştır. Bu nedenle Karagöz perdesine Küşteri Meydanı da denir.

İslâm dünyasında 11. yüzyılda sözü edilmeye başlanan bu oyuna hayal-i zili (gölge hayali) adı verilmiştir.

hacivat karagözKaragöz oyunu, özellikle 17. yüzyıldan sonra oldukça yaygınlaşmıştır. 19. yüzyılda Karagöz, kısaca, hayal oyunu diye anılmış, bu oyunu oynatan sanatçılara da hayalî (hayalci, Karagözcü) denmiştir.

Karagöz oyunu, halk kültürünün ortak ürünüdür. Bu oyunlarda işlenen çeşitli konuları kimin düzenlediği belli değildir. Karagöz, tuluata dayandığı için oyunun sözlerini, her sanatçı, oyun sırasında kendine göre düzenler. Karagöz oyunları 19. yüzyılda yazıya geçirilmeye başlanmıştır.

Karagöz oyununun bölümleri:

•      Mukaddime (Giriş): Oyunun başlangıç bölümüdür. Perdede görüntü verilmeden önce müzik başlar. Sonra konuya uygun olarak bir görüntü verilir. Hacivat Of… hay, Haak! diyerek perde gazeline başlar.

•      Muhavere (Söyleşme): Karagöz ile Hacivat arasında geçer. Muhavere iki bölüme ayrılır: Bunlar, fasılla ilişkisi olan ve fasılla ilişkisi olmayan bölümlerdir. Muhaverede yalnız, Hacivat ve Karagöz bir oyun oynar. Bu oyun, önce olmayacak bir olayın gerçekleşmiş gibi anlatılmasıyla başlar, sonra bunun düş olduğu anlaşılır.

•      Fasıl (Oyun): Oyunun kendisidir. Hacivat ve Karagöz’den başka oyun kişileri fasılda görünürler. Karagöz oyunları genellikle adlarını bu bölümün içeriğinden alır.

•      Bitiş: Bu bölüm çok kısadır. Karagöz, oyunun bittiğini haber verir, kusurlar için özür diler, gelecek oyunu duyurur. Karagöz’le Hacivat arasında kısa bir söyleşme geçer. Bu söyleşmede oyundan çıkarılacak sonuç da belirtilir.

Karagöz oyununun kişileri:

Karagöz oyununun en önemli kişileri Karagöz ile Hacivat’tır. Karagöz okumamış halkı; Hacivat ise aydın ya da yarı aydın kimseleri temsil eder. Oyunda konuya göre türlü meslek, yöre ve uluslardan kişiler, kendi şiveleriyle taklit edilir. Karagöz oyununun diğer önemli kişileri şunlardır:

Çelebi (Genç, züppe bir mirasyedi)               Kürt (Hamal, bekçi)

Altı Kulaç Beberuhi (Cüce ve aptal)             Arnavut (Bahçıvan, korucu, bozacı)

Tuzsuz Deli Bekir (Sarhoş, zorba)                Acem (Zengin tüccar)

Efe (Zorba)                                                 Ak Arap (Dilenci, kahve dövücüsü)

Matiz (Sarhoş)                                            Zenci Arap (Lala, köle)

Zenne (Kadın)                                            Yahudi (Bezirgan)

Kastamonulu (Oduncu, bekçi)                    Ermeni (Kuyumcu)

Bolulu (Aşçı)                                              Frenk ve Rum (Doktor, terzi, tüccar, meyhaneci)

Kayserili (Pastırmacı)                                 Lâz (Kayıkçı, kalaycı)

Rumelili (Pehlivan, arabacı)                        Tiryaki (Lâf ebesi)

Karagöz oyununun dağarcığı:

Bilinen Karagöz oyunlarının sayısı çoksa da Karagöz oyununun klâsik dağarcığı yirmi sekiz tanedir.

   
Наверх
superbaba Online status
№: 121  Tarih: 2016-04-14 10:16 GMT
  

Members

Mesaj: 23
Ülke: Turkiye

TV'nin yaşamımıza henüz girmediği yıllarda özellikle Ramazan akşamlarında radyo programları da oldukça zengin olurdu. Bundan Karagöz oyunları da nasibini alırdı. Tabi ki bu radyo piyesi şeklinde olurdu… Bunun dışında okullara da gelip başta Karagöz olmak üzere gölge oyunları gösterisi yapılırdı. Günümüzde yazık ki TV kanalları kültürümüze hiçbir katkısı olmayan programlarla insanımızı gecenin 01'ine kadar TV başına bağlamaktadır. Burada bir radyo piyesinden aklımda kalanları yazmak isterim...

Hacıvat Karagöz'e der ki: «Karagözüm, gel seninle boş zamanlarımızı değerlendirmek üzere şöyle bir oyun ounayalım. Sen bana yalan olan bir olay anlatabilirsen ben sana 40 akçe vereyim.»
Bunun üzerine karagöz der ki: «Balıklar şarkı söyleyerek dolaşıyorlarmış.»
Hacıvat der ki: «Olabilir. Onların da kendi aralarında konuşmaları ve şarkıları vardır.»
Karagöz nasıl olmayacak saçma örnekler bulmuşsa Hacıvat onun olabilirliğini söylermiş.
Bunun üzerine Karagöz şöyle bir öykü anlatmış: «Babalarımızın sağlığında benim babam zamanında senin babana içinde 100 altın olan bir küp vermiş ve onu bir daha da geri alamamış.»
Hacıvat derhal itiraz etmiş: Olamaz böyle şey"
Karagöz der ki: «Olamazsa 40 akçemi verirsin. Olur diyorsan 100 altını.»

Kadir Tozlu

   
Наверх